tava

tattoo

İng tattoo dövme (İlk kullanım: 1769 James Cook, İng. kâşif.) Tahiti tatau

tatula

Fa tatula تاتوله zzehirli ve dekoratif bir bitki, datura Hind dhatūra a.a.

taun

Ar ṭāˁūn طاعون z [#ṭˁn] veba, veba kabarcığı Ar ṭaˁana طعن zmızrak veya kılıçla deldi, sançtı

tav1

Ar ṭawˁ طَوْع z [#ṭwˁ faˁl msd.] 1. boyun eğme, itaat etme, rıza, 2. muti, itaat eden, boyun eğen Ar tāˁa طَاعَ zboyun eğdi, razı oldu

tav2

Fa tāb/tāw تاب/تاو z1. ısı, sıcaklık, kızgınlık, 2. (mec.) güç, takat << OFa tāb/tabişn a.a. ≈ Ave tāpayeiti ısıtmak, kızartmak ≈ Sans tápati a.a. << HAvr *tep- sıcak olmak, ısınmak

tava

[ Codex Cumanicus, 1303]
paella - Fa: taoua [tawa] - Tr: yaglaou [ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
bir soyulmış soğan ol tāvanüŋ içinde bırakdı

Fa tāba/tāwe تابه/تاوه zpişirme kabı, tava, tepsi << OFa tābag a.a.

 tav2

Bu maddeye gönderenler: tabak1 (intibak, mutabakat, tabaka1, tatbik, tıpkı)


14.11.2019
tavaf

Ar ṭawāf طواف z [#ṭwf faˁāl msd.] dolanma, dolaşma, gezme, özellikle Kâbe'nin etrafını yürüyerek dolaşma ≈ Ar ṭāfa طاف zbirine uykuda veya rüyada göründü

tavan

?

tavassut

Ar tawassuṭ تَوَسُّط z [#wsṭ tafaˁˁul V msd.] araya girme, aracı olma Ar wasaṭa وَسَطَ zaraya girdi

tavattun

Ar tawaṭṭun توطّن z [#wṭn tafaˁˁul V msd.] mesken edinme, vatan edinme Ar waṭana وطن zikamet etti

taverna

Yun tavérna ταβέρνα zlokanta Lat taberna han, yolculara hizmet eden yemekhane ≈ Lat tabula masa