tav1

tatil

Ar taˁṭīl تعطيل z [#ˁṭl tafˁīl II msd.] atıl etme, başıboş bırakma, ihmal etme, salma Ar ˁaṭala عطل zhareketsiz veya başıboş idi

tatmin

Ar *taṭmīn تطمين z [#ṭmn tafˁīl II msd.] Ar iṭminān إطمنان z [ifˁilāl XI msd.] dinme, sakinleşme, huzur bulma

tattoo

İng tattoo dövme (İlk kullanım: 1769 James Cook, İng. kâşif.) Tahiti tatau

tatula

Fa tatula تاتوله zzehirli ve dekoratif bir bitki, datura Hind dhatūra a.a.

taun

Ar ṭāˁūn طاعون z [#ṭˁn] veba, veba kabarcığı Ar ṭaˁana طعن zmızrak veya kılıçla deldi, sançtı

tav1

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
tavˁ ü rağbet ile [kendi rızası ve arzusu ile] teslīm ittı

Ar ṭawˁ طَوْع z [#ṭwˁ faˁl msd.] 1. boyun eğme, itaat etme, rıza, 2. muti, itaat eden, boyun eğen Ar tāˁa طَاعَ zboyun eğdi, razı oldu

Benzer sözcükler: tav olmak

Bu maddeye gönderenler: itaat (muti)


12.05.2015
tav2

Fa tāb/tāw تاب/تاو z1. ısı, sıcaklık, kızgınlık, 2. (mec.) güç, takat << OFa tāb/tabişn a.a. ≈ Ave tāpayeiti ısıtmak, kızartmak ≈ Sans tápati a.a. << HAvr *tep- sıcak olmak, ısınmak

tava

Fa tāba/tāwe تابه/تاوه zpişirme kabı, tava, tepsi << OFa tābag a.a.

tavaf

Ar ṭawāf طواف z [#ṭwf faˁāl msd.] dolanma, dolaşma, gezme, özellikle Kâbe'nin etrafını yürüyerek dolaşma ≈ Ar ṭāfa طاف zbirine uykuda veya rüyada göründü

tavan

?

tavassut

Ar tawassuṭ تَوَسُّط z [#wsṭ tafaˁˁul V msd.] araya girme, aracı olma Ar wasaṭa وَسَطَ zaraya girdi