tatarcık

taşra

<< ETü taşra dışarı ETü taş dış +rA

tat|mak

<< ETü tat- tatmak, tat almak

tat1

<< ETü tatıġ lezzet ETü tat-/tatı- tatmak +I(g)

tat2

<< ETü tat yabancı, kâfir, özellikle İranlı

tatar

öz Tatar 1. bir Moğol aşireti, 2. Moğol hanedanı tarafından yönetilen Kıpçak Türklerine verilen ad

tatarcık

TTü: "yakıcı küçük sinek" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
bir gecede sivrisinek ve delem sinek ve tatarcık zahmından ol avret helāk olur

öz Tatar Türk veya Moğol asıllı bir göçebe halk +çUk

 tatar

Not: Belki “yağmacı, akıncı” çağrışımıyla.


28.12.2015
tatava

?

tatbik

Ar taṭbīḳ تطبيق z [#ṭbḳ tafˁīl II msd.] kapak gibi örtme, örtüştürme, uygulama Ar ṭibḳ طبق ztencere kapağı

tatil

Ar taˁṭīl تعطيل z [#ˁṭl tafˁīl II msd.] atıl etme, başıboş bırakma, ihmal etme, salma Ar ˁaṭala عطل zhareketsiz veya başıboş idi

tatmin

Ar *taṭmīn تطمين z [#ṭmn tafˁīl II msd.] Ar iṭminān إطمنان z [ifˁilāl XI msd.] dinme, sakinleşme, huzur bulma

tattoo

İng tattoo dövme (İlk kullanım: 1769 James Cook, İng. kâşif.) Tah tatau