tat2

taşıt

TTü taşı- +Ut

taşikardi

Fr tachycardie kalp atışının hızlanması § EYun taχýs ταχύς zhızlı EYun kardía καρδία zkalp

taşra

<< ETü taşra dışarı ETü taş dış +rA

tat|mak

<< ETü tat- tatmak, tat almak

tat1

<< ETü tatıġ lezzet ETü tat-/tatı- tatmak +I(g)

tat2

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
tatıŋa tegin bunı körü biliŋ [yabancısına (İranlısına?) dek bunu bilin] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
tat [[Tuχsı ve Yaġma lehçelerinde Uygur kâfirlerine bu ad verilir. Bu sözcüğü 'tat tawġaç' (Uygur ve Çinli) ifadesi içinde kullanırlar.]] TTü: [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
tat: 1- yabancı, 2- dil bilmez, dilsiz.

<< ETü tat yabancı, kâfir, özellikle İranlı

Not: Anadolu ağızlarında genellikle "Acem, İranlı" anlamında kullanılır. Kafkasya ve İran'da çeşitli etnik gruplara verilen Tat adı Türkçeden alınmıştır.


20.03.2015
tatar

öz Tatar 1. bir Moğol aşireti, 2. Moğol hanedanı tarafından yönetilen Kıpçak Türklerine verilen ad

tatarcık

öz Tatar Türk veya Moğol asıllı bir göçebe halk +çUk

tatava

?

tatbik

Ar taṭbīḳ تطبيق z [#ṭbḳ tafˁīl II msd.] kapak gibi örtme, örtüştürme, uygulama Ar ṭibḳ طبق ztencere kapağı

tatil

Ar taˁṭīl تعطيل z [#ˁṭl tafˁīl II msd.] atıl etme, başıboş bırakma, ihmal etme, salma Ar ˁaṭala عطل zhareketsiz veya başıboş idi