tat1

taşı|mak

<< ETü taşu- nakletmek <? ETü taş dış +U-

taşıt

TTü taşı- +Ut

taşikardi

Fr tachycardie kalp atışının hızlanması § EYun taχýs ταχύς zhızlı EYun kardía καρδία zkalp

taşra

<< ETü taşra dışarı ETü taş dış +rA

tat|mak

<< ETü tat- tatmak, tat almak

tat1

ETü: tatlı [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, <1000]
taŋ adınçığ tatığlığ aş içkü kelürüp tapınurlar érti [olağanüstü özel lezzetli yiyecek ve içecek getirip ona hizmet ederlerdi] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
āş tatġı tuz yoġrın yémes [aşın lezzeti tuz, çanakla yenmez - atasözü] KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
sapor [tat] - Tr: tatmak vel tatig ... tatov

<< ETü tatıġ lezzet ETü tat-/tatı- tatmak +I(g)

 tat-

Not: ETü biçim tatığ iken TTü son sesin düşmesi açıklanmaya muhtaçtır.

Benzer sözcükler: ağız tadı, tadı kaçmak, tatlandırıcı, tatlı, tatlıcı, tatliş, tatsız, tatsızlık

Bu maddeye gönderenler: dadan-


26.04.2019
tat2

<< ETü tat yabancı, kâfir, özellikle İranlı

tatar

öz Tatar 1. bir Moğol aşireti, 2. Moğol hanedanı tarafından yönetilen Kıpçak Türklerine verilen ad

tatarcık

öz Tatar Türk veya Moğol asıllı bir göçebe halk +çUk

tatava

?

tatbik

Ar taṭbīḳ تطبيق z [#ṭbḳ tafˁīl II msd.] kapak gibi örtme, örtüştürme, uygulama Ar ṭibḳ طبق ztencere kapağı