tarayıcı

tarak

<< ETü tarġak saç tarama aleti ETü tarġa- taramak +(g)Ak

tarantula

İt tarantola bir tür büyük örümcek öz Taranto İtalya'da bir kent +ul°

tarassut

Ar taraṣṣud ترصّد z [#rṣd tafaˁˁul V msd.] gözleme, gözetleme Ar raṣada رصد zgözetledi

tarator

Ven trattòr lokantacı, aşçı [İt trattore] Ven trattar işlemek, iş yapmak, konu edinmek, meslek edinmek +(t)or << Lat tractare a.a.

taravet

Ar ṭarāwa(t) طراوة z [#ṭrw faˁāla(t) msd.] tazelik Ar ṭarī طرى ztaze, yaş Fa tar تر za.a.

tarayıcı

TTü: "scanner" [ Milliyet - gazete, 1985]
Tarayıcı ile yapılan inceleme sonucunda kadın hastanın beynindeki doku bozukluğu siyah bir kist olarak açık seçik göründü TTü: "... browser" [ Milliyet - gazete, 1996]
Yapacağınız sadece internet tarayıcı programınıza milliyet.com.tr yazmak

TTü tara- +çI

 tara-


03.10.2017
taraz

≈ Fa tarāz تراز zbükülmemiş ipek ipliği, tel <? TTü tara-

tarçın

Fa dāre çīnī دار چينى z«Çin ağacı», Güney Asya kökenli bir ağacın kabuğundan elde edilen baharat << OFa dāre çēnīk a.a.

taret

İng turret silahla donatılmış küçük kule EFr touret [küç.] küçük kule EFr tour kule << Lat turris a.a.

tarh

Ar ṭarḥ طَرْح z [#ṭrḥ faˁl msd.] atma, çıkarma, bırakma Ar ṭaraḥa طَرَحَ zattı, bıraktı

tarhana

Fa tarχīna/tarχʷāne ترخينه/ترخوانه zkurutulmuş yoğurttan yapılan çorba § Fa tar تر zyaş, ıslak +a Fa χʷān خوان zyemek