tarator

taraf

Ar ṭaraf طرف z [#ṭrf faˁal ] bakım, cihet, yan, yön Ar ṭarafa طرف zbaktı, göz attı ≈ Ar ṭarf طرف zgöz

tarafeyn

Ar ṭarafayn طرفين z [dual.] iki taraf Ar ṭaraf طرف z [#ṭrf] +ayn

tarak

<< ETü tarġak saç tarama aleti ETü tarġa- taramak +(g)Ak

tarantula

İt tarantola bir tür büyük örümcek öz Taranto İtalya'da bir kent +ul°

tarassut

Ar taraṣṣud ترصّد z [#rṣd tafaˁˁul V msd.] gözleme, gözetleme Ar raṣada رصد zgözetledi

tarator

"sarmısaklı ve sirkeli bir tür sos" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
kılıçbalığı eti sirkeli ve sarmısaklı terator ile tabh olunsa gayet nimet-i nefisedir "her türlü meze, içkiyle sunulan yiyecek" [ Ahmed Cavit, Kenzü'l-İştiha Tercemesi, 1803]

Ven trattòr lokantacı, aşçı [İt trattore] Ven trattar işlemek, iş yapmak, konu edinmek, meslek edinmek +(t)or << Lat tractare a.a.

 traktör


27.08.2017
taravet

Ar ṭarāwa(t) طراوة z [#ṭrw faˁāla(t) msd.] tazelik Ar ṭarī طرى ztaze, yaş Fa tar تر za.a.

tarayıcı

TTü tara- +çI

taraz

≈ Fa tarāz تراز zbükülmemiş ipek ipliği, tel <? TTü tara-

tarçın

Fa dāre çīnī دار چينى z«Çin ağacı», Güney Asya kökenli bir ağacın kabuğundan elde edilen baharat << OFa dāre çēnīk a.a.

taret

İng turret silahla donatılmış küçük kule EFr touret [küç.] küçük kule EFr tour kule << Lat turris a.a.