taraf

tapşın

<? onom

tapu

<< ETü tapuġ hizmet, kulluk ETü tap- hizmet etmek +I(g)

tapyoka

Fr/İng tapioca kasava bitkisinin unu Tupi tipioka

tara|mak

<< ETü tara-/tarğa- saç taramak ETü *tar +(g)A- OFa tār saç, kıl << Ave tąθra- a.a. ≈ Sans tántra तान्त्र ztelli, telli bir çalgı

taraça

İt terrazza eve ait toprak alan, avlu << OLat terraceum a.a. Lat terra «kuru zemin», kara, toprak << HAvr *ters-ā- kuru HAvr *ters- kurumak

taraf

[ İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn, 1387]
bilmekniŋ takı bilmemekniŋ iki ṭarafı taraftar "taraf tutan" [ Yazıcızade Ali, Tarih-i Âl-i Selçuk, 1423]
fulān ṭarafdārlara inzicār ve iˁtibar sebebi ola

Ar ṭaraf طرف z [#ṭrf faˁal ] bakım, cihet, yan, yön Ar ṭarafa طرف zbaktı, göz attı ≈ Ar ṭarf طرف zgöz

Benzer sözcükler: taraf tutmak, tarafgir, tarafgirane, taraflı, tarafsız, taraftar

Bu maddeye gönderenler: bertaraf, bitaraf, etraf, tarafeyn


23.10.2014
tarafeyn

Ar ṭarafayn طرفين z [dual.] iki taraf Ar ṭaraf طرف z [#ṭrf] +ayn

tarak

<< ETü tarġak saç tarama aleti ETü tarġa- taramak +(g)Ak

tarantula

İt tarantola bir tür büyük örümcek öz Taranto İtalya'da bir kent +ul°

tarassut

Ar taraṣṣud ترصّد z [#rṣd tafaˁˁul V msd.] gözleme, gözetleme Ar raṣada رصد zgözetledi

tarator

Ven trattòr lokantacı, aşçı [İt trattore] Ven trattar işlemek, iş yapmak, konu edinmek, meslek edinmek +()tor << Lat tractare a.a.