tarçın

tarassut

Ar taraṣṣud ترصّد z [#rṣd tafaˁˁul V msd.] gözleme, gözetleme Ar raṣada رصد zgözetledi

tarator

Ven trattòr lokantacı, aşçı [İt trattore] Ven trattar işlemek, iş yapmak, konu edinmek, meslek edinmek +()tor << Lat tractare a.a.

taravet

Ar ṭarāwa(t) طراوة z [#ṭrw faˁāla(t) msd.] tazelik Ar ṭarī طرى ztaze, yaş Fa tar تر za.a.

tarayıcı

TTü tara- +çI

taraz

≈ Fa tarāz تراز zbükülmemiş ipek ipliği, tel <? TTü tara-

tarçın

[ Codex Cumanicus, 1303]
canella - Tr: darčini [ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
kunduz taşağı ve afyūn ve dārçīnī [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
darçın دارچيٖن: Türkçe zebanzedi tarçın.

Fa dāre çīnī دار چينى z«Çin ağacı», Güney Asya kökenli bir ağacın kabuğundan elde edilen baharat << OFa dāre çēnīk a.a.


09.04.2015
taret

İng turret silahla donatılmış küçük kule EFr touret [küç.] küçük kule EFr tour kule << Lat turris a.a.

tarh

Ar ṭarḥ طَرْح z [#ṭrḥ faˁl msd.] atma, çıkarma, bırakma Ar ṭaraḥa طَرَحَ zattı, bıraktı

tarhana

Fa tarχīna/tarχʷāne ترخينه/ترخوانه zkurutulmuş yoğurttan yapılan çorba § Fa tar تر zyaş, ıslak +a Fa χʷān خوان zyemek

tarhun

Ar ṭarχūn طرخون z [#ṭrχn q.] bir tür kokulu ot, dracunculus EYun drákōn δράκων zejder, bir tür ot

tarım

ETü tarı- ekin ekmek, saçmak +Im