tantun

tanrıça

TTü tanrı +IçA

tansık

<< ETü taŋsuk acayip şey, harika, nefis ≈ Moğ tangsug a.a. +sUk

tansiyon

Fr tension 1. gerilim, 2. kan basıncı Lat tensio Lat tendere germek, uzatmak, yaymak, çadır kurmak +(t)ion << HAvr *ters-o- çekmek, germek, uzun

tantal

Fr tantale bir element YLat tantalum a.a. (İlk kullanım: 1802 Anders Gustav Ekeberg, İsv. kimyacı.) öz Tántalos τάνταλος zmitolojide ebedi doyumsuzluğa mahkûm edilen Lidya kralı

tantana

Ar ṭanṭana(t) [#ṭn faˁfaˁa(t) q. msd.] tınlama, tıngırdama onom ṭanna [#ṭnn] tınladı, çınladı

tantun

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tantun: Top ve davul sesi. Tantuna gitmek: heba, heder.

onom rezonanslı çoklu darbe sesi

 dan

Benzer sözcükler: dandun, tantuna gitmek


02.10.2014
tantuni

?

tanzim

Ar tanẓīm تنظيم z [#nẓm tafˁīl II msd.] düzenleme, düzene koyma Ar naẓama نَظَمَ zdüzenledi

tap|mak

<< ETü tap- 1. bulmak (geçişli fiil), 2. kulluk etmek (geçişsiz fiil)

tapa

~? İt tappo tıpa, tıkaç, şişe mantarı

tape

Fr tapé [pp.] daktilo edilmiş (belge) Fr taper [den.] vuruş sesi çıkarmak, daktilo yazmak onom tap