tansık

tanjant

Fr tangente 1. teğet, 2. trigonometride bir oran Lat tangens dokunan Lat tangere, tact- dokunmak +ent°

tank

İng tank zırhlı savaş aracı (İlk kullanım: 1917) ≈ İng tank su deposu, sarnıç Hind tanku su deposu, rezervuar, suni göl

tanker

İng tanker 1. su deposu, sarnıç, 2. büyük sıvı deposu taşıyan gemi İng tank (ad) su deposu, (fiil) depolamak +er

tanrı

<< ETü teŋri gök, gökyüzü, gök tanrı

tanrıça

TTü tanrı +IçA

tansık

ETü: [ Suvarnaprabhasa Sutra, <1000]
aḏruk aḏruk taŋ taŋsuk tatıġlar üze toḏġuraçı bolayın [çeşit çeşit harika lezzetler ile doyurucu olayım] TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tansuχ, tanşuχ: Acībe, garibe, tuhaf, hediye.

<< ETü taŋsuk acayip şey, harika, nefis ≈ Moğ tangsug a.a. +sUk

Benzer sözcükler: Tansu


05.03.2020
tansiyon

Fr tension 1. gerilim, 2. kan basıncı Lat tensio Lat tendere germek, uzatmak, yaymak, çadır kurmak +(t)ion << HAvr *ters-o- çekmek, germek, uzun

tantal

Fr tantale bir element YLat tantalum a.a. (İlk kullanım: 1802 Anders Gustav Ekeberg, İsv. kimyacı.) öz Tántalos τάνταλος zmitolojide ebedi doyumsuzluğa mahkûm edilen Lidya kralı

tantana

Ar ṭanṭana(t) [#ṭn faˁfaˁa(t) q. msd.] tınlama, tıngırdama onom ṭanna [#ṭnn] tınladı, çınladı

tantun

onom rezonanslı çoklu darbe sesi

tantuni

?