tane

tan2

Ar ṭaˁn طَعْن z [#ṭˁn faˁl msd.] başa kakma, serzeniş, ayıplama Ar ṭaˁana طَعَنَ zbaşa kaktı, ayıpladı

tanassur

Ar tanaṣṣur تنصّر z [#nṣr tafaˁˁul V msd.] hıristiyanlaşma Ar nāṣirī/naṣrānī ناصرى/نصرانى zNasıralı, hıristiyan

tandans

Fr tendance eğilim, yönelim OLat tendentia (bir yöne doğru) çekilme Lat tendere, tens- germek, çekmek +entia

tandem

İng tandem ardarda koşulu iki atlı araba, iki kişilik bisiklet Lat tandem ardından, nihayet, sonunda

tandır

Ar/Fa tanūr/tannūr تنّور zfırın, özellikle kilden yapılan kuyu şeklinde fırın Aram tanūrā תנורא za.a. ≈ Akad tinūru a.a.

tane

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yumġak tana [kişniş tanesi Bu sözcüğün Farsça dāna [tohum] sözcüğünden Türkçeleştirildiğini sanıyorum.]] [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
biri toχm u dānedir kim ol saçar

Fa dāna دانه ztohum, tane, özellikle tahıl tanesi << OFa dānag a.a. ≈ Ave *dānā- a.a. << HAvr *dʰoH-néh₂ (*dʰō-nā́) tahıl

Benzer sözcükler: bitanem, tane tane, tanecik, tanelemek, taneli


04.05.2015
tanen

Fr tannin meşe palamudundan elde edilen ve deri tabaklamada kullanılan madde Fr tan deri tabaklama ve boyamada kullanılan meşe palamudu Kelt tann meşe

tanga

İng tanga apış bezi Port (Brez) tanga a.a. Kimbundu ntanga a.a.

tangır

onom rezonanslı ve tekrarlı darbe sesi

tango

İsp tango Arjantin kaynaklı bir dans ≈? Lat tango dokunuyorum Lat tangere dokunmak

tanı

TTü tanı- +I(g)