tamtam

tambur2

Fr tambour 1. silindir şeklinde davul, 2. mimaride silindir şeklinde kubbe altlığı << EFr tabour davul Ar ṭabl طبل za.a.

tamim

Ar taˁmīm تعميم z [#ˁmm tafˁīl II msd.] genelleştirme, kamuya maletme, genelge Ar ˁamma عمّ zherkesi kapsadı

tamir

Ar taˁmīr تعمير z [#ˁmr tafˁīl II msd.] canlandırma, diriltme, onarma Ar ˁamara عَمَرَ zcan verdi, bayındır kıldı

tamperaman

Fr tempérament 1. ölçü, ölçek, özellikle müzikte akort dengesi, 2. huy, mizaç Lat temperamentum Lat temperare [den.] bir şeyi ölçülü ve zamanlı yapmak, orantılı karıştırmak, itidalli olmak +ment° Lat tempus, tempor- zaman

tampon

Fr tampon tapa, pansuman fitili, keçe, darbe emici, otomobil tamponu << EFr tapon tapa, tıkaç, ağızdan dolma toplarda barut sıkıştırma aracı Ger *tappo tapa, tıpa

tamtam

[ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Tam-tam [Fr.]: tamtam, Arab ve Hind dümbeleği.

Fr tam-tam vahşi kabilelere özgü davul onom

Not: Kuzey Amerika kolonyal lehçesinden Bernardin de Saint-Pierre tarafından 1776'da Fransızca yazı diline aktarılmıştır.


19.11.2014
tamu

<< ETü tamu cehennem Sogd tm, akk. tmw Hıristiyan ve Mani öğretisinde cehennem Ave təmah- karanlık, (mec.) akıl kararması, delilik (Kaynak: Barth sf. 648-649)≈ Sans tāmasa तामस zkaranlık yer, gece, dünyanın sonu

tan1

<< ETü taŋ 1. acayip şey, mucize, 2. gün doğumu

tan2

Ar ṭaˁn طَعْن z [#ṭˁn faˁl msd.] başa kakma, serzeniş, ayıplama Ar ṭaˁana طَعَنَ zbaşa kaktı, ayıpladı

tanassur

Ar tanaṣṣur تنصّر z [#nṣr tafaˁˁul V msd.] Hıristiyanlaşma Ar nāṣirī/naṣrānī ناصرى/نصرانى zNasıralı, Hıristiyan

tandans

Fr tendance eğilim, yönelim OLat tendentia (bir yöne doğru) çekilme Lat tendere, tens- germek, çekmek +entia