tambur1

talveg

Alm Talweg bir vadinin dip çizgisi § Alm Tal vadi Alm Weg yol (<< Ger *wegaz << HAvr *weǵʰ- taşımak, gitmek )

talyum

YLat thallium bir element (İlk kullanım: 1861 Sir William Crookes, İng. kimyacı.) EYun thallós θαλλός zyeşil filiz +ium << HAvr *dʰal filiz, tomurcuk

tam

Ar tāmm تامّ z [#tmm fāˁil fa.] bütün Ar tamma تمّ zbitti

tamah

Ar ṭamaˁ طَمَع z [#ṭmˁ faˁal msd.] göz koyma, aç gözlülük Ar ṭamaˁa طَمَعَ zgöz koydu

tamam

Ar tamām تمام z [#tmm faˁāl msd.] 1. bitme, bitim, bitiş, tamlık [isim], 2. bitmiş, bütün [sıfat] Ar tamma تَمَّ zbitti

tambur1

[ Codex Cumanicus, 1303]
tombur - Alm: dy puvke [die Pauke - borazan?] [ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
yédi perde asılıdur zer-nigār / perde-i ṭanbūr kamusı şāh-var

Ar/Fa ṭambūr طنبور zHorasan veya Orta Asya'ya özgü bir tür telli çalgı ~? OTü dambırtı/dambıra onom

Benzer sözcükler: dombıra, tambura, tamburî


10.07.2015
tambur2

Fr tambour 1. silindir şeklinde davul, 2. mimaride silindir şeklinde kubbe altlığı << EFr tabour davul Ar ṭabl طبل za.a.

tamim

Ar taˁmīm تعميم z [#ˁmm tafˁīl II msd.] genelleştirme, kamuya maletme, genelge Ar ˁamma عمّ zherkesi kapsadı

tamir

Ar taˁmīr تعمير z [#ˁmr tafˁīl II msd.] canlandırma, diriltme, onarma Ar ˁamara عَمَرَ zcan verdi, bayındır kıldı

tamperaman

Fr tempérament 1. ölçü, ölçek, özellikle müzikte akort dengesi, 2. huy, mizaç Lat temperamentum Lat temperare [den.] bir şeyi ölçülü ve zamanlı yapmak, orantılı karıştırmak, itidalli olmak +ment° Lat tempus, tempor- zaman

tampon

Fr tampon tapa, pansuman fitili, keçe, darbe emici, otomobil tamponu << EFr tapon tapa, tıkaç, ağızdan dolma toplarda barut sıkıştırma aracı Ger *tappo tapa, tıpa