tam

talkın

Ar talḳīn تلقين ztelkin, yol gösterme

talmud

Aram talmūd תַּלְמוּד z [#lmd] öğreti, doktrin, Musevi dininde hukuk ve tefsir külliyatı İbr/Aram limmūd/lemed öğrenmek, talim etmek

taltif

Ar talṭīf تلطيف z [#lṭf tafˁīl II msd.] lütfetme, lütuf yapma Ar laṭafa لطف zcömertlik etti, lütfetti

talveg

Alm Talweg bir vadinin dip çizgisi § Alm Tal vadi Alm Weg yol (<< Ger *wegaz << HAvr *weǵʰ- taşımak, gitmek )

talyum

YLat thallium bir element (İlk kullanım: 1861 Sir William Crookes, İng. kimyacı.) EYun thallós θαλλός zyeşil filiz +ium << HAvr *dʰal filiz, tomurcuk

tam

[ <1400]
[ Meninski, Thesaurus, 1680]
tāmm & persico more [Fars usulünce] tām

Ar tāmm تامّ z [#tmm fāˁil fa.] bütün Ar tamma تمّ zbitti

 tamam

Benzer sözcükler: tam bilet, tam gaz, tam gün, tam sayı, tamı tamına, tamlamak, tamlama, tamlık, tamme


23.10.2014
tamah

Ar ṭamaˁ طَمَع z [#ṭmˁ faˁal msd.] göz koyma, aç gözlülük Ar ṭamaˁa طَمَعَ zgöz koydu

tamam

Ar tamām تمام z [#tmm faˁāl msd.] 1. bitme, bitim, bitiş, tamlık [isim], 2. bitmiş, bütün [sıfat] Ar tamma تَمَّ zbitti

tambur1

Ar/Fa ṭambūr طنبور zHorasan veya Orta Asya'ya özgü bir tür telli çalgı ~? OTü dambırtı/dambıra onom

tambur2

Fr tambour 1. silindir şeklinde davul, 2. mimaride silindir şeklinde kubbe altlığı << EFr tabour davul Ar ṭabl طبل za.a.

tamim

Ar taˁmīm تعميم z [#ˁmm tafˁīl II msd.] genelleştirme, kamuya maletme, genelge Ar ˁamma عمّ zherkesi kapsadı