talih

talaş

Fa tarāş/tarāşe تراش/تراشه ztestere veya rende artığı, yonga

talebe

Ar ṭalaba(t) طلبة z [#ṭlb faˁala(t) çoğ.] 1. talipler, talep edenler, 2. medrese öğrencileri, şakirtler Ar ṭālib طالب z [t.] talep eden

talep

Ar ṭalab طَلَب z [#ṭlb faˁal msd.] 1. isteme, 2. istek, dilek Ar ṭalaba طَلَبَ zistedi, diledi

tali

Ar tālī تالٍ z [#tlw fāˁil fa.] izleyen, arkadan gelen Ar talā تَلَا zizledi, takip etti

taliban

Fa ṭālibān طالبان ztalipler, talebeler Ar ṭālib طالب ztalep eden, öğrenci

talih

taliˁ [ Danişmend-Name, 1360]
Bu ne şom tāliˁ olur talih [ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
talih: Baht. (...) talihli, talihsiz

Ar ṭāliˁ طالع z [#ṭlˁ fāˁil fa.] yükselen yıldız, şans Ar ṭalaˁa طَلَعَ zçıktı, belirdi, yıldız veya güneş doğdu

Not: Konuşma dilinde ˁayn sesinin /h/ olarak telaffuzu Anadolu ağızlarında görülür. /h/ ile talih yazımı 1920'li yıllarda benimsenmiştir.

Benzer sözcükler: talihli, talihsiz

Bu maddeye gönderenler: ittila (muttali), matla, mütalaa, tuluat


09.09.2017
talik

Ar taˁlīḳ تعليق z [#ˁlḳ tafˁīl II msd.] asma, erteleme, koşula bağlama Ar ˁalaḳa علق zasıldı

talika

Mac talyiga yaylı at arabası

talim

Ar taˁlīm تعليم z [#ˁlm tafˁīl II msd.] öğretme, ilim sağlama Ar ˁalama علم zbildi

talip

Ar ṭālib طالب z [#ṭlb fāˁil fa.] 1. talep eden, dileyen, aday, 2. «alim adayı», medresede öğrenci Ar ṭalaba طَلَبَ zistedi, diledi

talk

Ar ṭalḳ طلق z [#ṭlḳ] pudrası kurutucu olarak kullanılan bir mineral, magnezyum silikat Fa talk تلك za.a.