talep

talakat

Ar ṭalāḳa(t) طلاقة z [#ṭlḳ faˁāla(t) msd.] serbest ve neşeli olma, azadelik, sıkıntısızlık Ar ṭalaḳa ipinden kurtuldu, boşandı, azat oldu, salındı

talan

<< OTü talan/talaġ akın, yağma ETü tala- çarpmak, saldırmak +In

talasemi

Fr talassémie İng thalassemia Akdeniz kansızlığı adı verilen hastalık (İlk kullanım: 1932 Whipple & Bradford, Amer. tabip.) § EYun thalassa θάλασσα zdeniz, özellikle Akdeniz EYun ʰaîma ἁῖμα zkan

talaş

Fa tarāş/tarāşe تراش/تراشه ztestere veya rende artığı, yonga

talebe

Ar ṭalaba(t) طلبة z [#ṭlb faˁala(t) çoğ.] 1. talipler, talep edenler, 2. medrese öğrencileri, şakirtler Ar ṭālib طالب z [t.] talep eden

talep

[ Codex Cumanicus, 1303]
petii - Fa: talabidem - Tr: koldum [kolmak, koldum] [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
rūzigār içinde meger bir ˁArab / kaˁbeye gitmeklige kıldı taleb [ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
ṭalebkār-ı nişān-ı āşināyī

Ar ṭalab طَلَب z [#ṭlb faˁal msd.] 1. isteme, 2. istek, dilek Ar ṭalaba طَلَبَ zistedi, diledi

Benzer sözcükler: talepkâr

Bu maddeye gönderenler: matlup, talip (talebe)


07.01.2016
tali

Ar tālī تالٍ z [#tlw fāˁil fa.] izleyen, arkadan gelen Ar talā تَلَا zizledi, takip etti

taliban

Fa ṭālibān طالبان ztalipler, talebeler Ar ṭālib طالب ztalep eden, öğrenci

talih

Ar ṭāliˁ طالع z [#ṭlˁ fāˁil fa.] yükselen yıldız, şans Ar ṭalaˁa طَلَعَ zçıktı, belirdi, yıldız veya güneş doğdu

talik

Ar taˁlīḳ تعليق z [#ˁlḳ tafˁīl II msd.] asma, erteleme, koşula bağlama Ar ˁalaḳa علق zasıldı

talika

Mac talyiga yaylı at arabası