takviye

taktil1

Arapça ḳtl kökünden gelen taḳtīl تقتيل z "şiddetle veya çok sayıda adam öldürme, katliam yapma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳatala قَتَلَ z "öldürdü" fiilinin tafˁīl vezninde (II) masdarıdır.

taktil2

Fransızca tactile "dokunma duyusuna ilişkin" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince aynı anlama gelen tactilis sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince tangere, tag- "dokunmak" fiilinden +()bilis ekiyle türetilmiştir.

takunya

Yeni Yunanca takúnion τακούνιον z "tahta nalın" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük İtalyanca taccone "büyük topuk, tahta nalın" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İtalyanca tacco "topuk" sözcüğünün büyütme halidir.

takva

Arapça wḳy kökünden gelen taḳwā تقوَى z "günahtan sakınma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça waḳā وَقَا z "koruma, sakınma" fiilinin masdarıdır.

takvim

Arapça ḳwm kökünden gelen taḳwīm تقويم z "1. düzeltme, doğrultma, reform, 2. konum belirleme, enlem ve boylam ölçme, 3. almanak, takvim" sözcüğünden alıntıdır.

takviye
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, 1400 yılından önce]
ˁilāc: dimaġı taḳviyet itmekdür

Köken

Arapça ḳwy kökünden gelen taḳwiya(t) تقوية z "güçlendirme, kuvvetli kılma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḳawwā قَوَّا z "güçlendirdi" fiilinin tafˁila(t) vezninde (II) masdarıdır.

Daha fazla bilgi için kuvvet maddesine bakınız.

Bu maddeye gönderenler

mukavva


16.03.2020
takyidat

Arapça ḳyd kökünden gelen taḳyīd تقييد z "kısıtlama, şarta bağlama, kayıt altına alma" sözcüğünden +āt ekiyle türetilmiştir. Arapça sözcük Arapça ḳāda "bağladı" fiilinin tafˁīl vezninde (II) masdarıdır.

talak

Arapça ṭlḳ kökünden gelen ṭalāḳ طلاق z "boşama, boşanma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṭalaḳa طَلَقَ z "salındı, serbest kaldı, boşandı" fiilinin faˁāl vezninde masdarıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice ṭəlaḳ טְלַק z "atmak, salmak" fiili ile eş kökenlidir.

talakat

Arapça ṭlḳ kökünden gelen ṭalāḳa(t) طلاقة z "serbest ve neşeli olma, azadelik, sıkıntısızlık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṭalaḳa "ipinden kurtuldu, boşandı, azat oldu, salındı" fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır.

talan

Moğolca talagan "akın, yağma" sözcüğünden alıntıdır. Moğolca sözcük Moğolca tala- "yağmalamak" sözcüğünden türetilmiştir.

talasemi

Fransızca talassémie veya İngilizce thalassemia "Akdeniz kansızlığı adı verilen hastalık" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1932 Whipple & Bradford, Amer. tabip.) Bu sözcük Eski Yunanca thalassa θάλασσα z "deniz, özellikle Akdeniz" ve Eski Yunanca ʰaîma ἁῖμα z "kan" sözcüklerinin bileşiğidir.