takaza

takaddüm

Ar taḳaddum تقدّم z [#ḳdm tafaˁˁul V msd.] önden gitme, önceleme, rütbece başkasından önce gelme Ar ḳadama قدم zönde veya önce idi

takallus

Ar taḳalluṣ تقلّص z [#ḳlṣ tafaˁˁul V msd.] büzüşme, (giysi) çekme, kısalma Ar ḳalaṣa قوص zçekti, büzüştü

takas

Ar taḳāṣṣ تقاصّ z [#ḳṣṣ tafāˁul VI msd.] kısas etme, göze göz dişe diş Ar ḳāṣṣa [III f.] ödeşti, öç aldı

takat

Ar ṭāḳa(t) طاقة z [#ṭwḳ] güç, kuvvet, mecal Ar ṭāḳa طاق zgücü yetti, yapabildi

takatuka

onom tak tuk çoğul ağaç darbesi sesi

takaza

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ne taḳāżā eyler ise yolları [ Meninski, Thesaurus, 1680]
taḳāzī تقاضى seu usit. taḳāzā تقاضا: Exigentia, necessitas; compellere, urgere. [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
takaza: Başa kakma.

Ar taḳāḍā تقاضَى z [#ḳḍy tafāˁul VI msd.] 1. dava etme, 2. zorunlu kılma, gerektirme Ar ḳaḍā قَضَا zyargıladı

 kaza


04.05.2015
takbih

Ar taḳbīḥ تقبيح z [#ḳbḥ tafˁīl II msd.] ayıplama, kabahat yükleme Ar ḳabuḥa قبح zkötü veya çirkin idi

takdim

Ar taḳdīm تقديم z [#ḳdm tafˁīl II msd.] öne sürme, önceleme Ar ḳaddama قَدَّمَ z [II f.] öne sürdü

takdir

Ar taḳdīr تقدير z [#ḳdr tafˁīl II msd.] 1. ölçü ve değer biçme, değer verme, beğenme, 2. kader, kısmet Ar ḳadara قَدَرَ zgücü yetti, boy ölçüştü

takdis

Ar taḳdīs تقديس z [#ḳds tafˁīl II msd.] kutsama Ar ḳadusa قدس zkutsal ve aziz idi

takı

TTü tak- +I(g)