takas

tak1

Ar ṭāḳ طاق z [#ṭwḳ] kemer, taç OFa tāk a.a.

tak2

onom sert darbe sesi

taka

?

takaddüm

Ar taḳaddum تقدّم z [#ḳdm tafaˁˁul V msd.] önden gitme, önceleme, rütbece başkasından önce gelme Ar ḳadama قدم zönde veya önce idi

takallus

Ar taḳalluṣ تقلّص z [#ḳlṣ tafaˁˁul V msd.] büzüşme, (giysi) çekme, kısalma Ar ḳalaṣa قوص zçekti, büzüştü

takas

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
taḳāṣṣ: Kısās eylemek. Retaliare invicem. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
taḳāṣ: Borca karşılık tutma, ödeşme, sayışma.

Ar taḳāṣṣ تقاصّ z [#ḳṣṣ tafāˁul VI msd.] kısas etme, göze göz dişe diş Ar ḳāṣṣa [III f.] ödeşti, öç aldı

 kısas1


21.08.2015
takat

Ar ṭāḳa(t) طاقة z [#ṭwḳ] güç, kuvvet, mecal Ar ṭāḳa طاق zgücü yetti, yapabildi

takatuka

onom tak tuk çoğul ağaç darbesi sesi

takaza

Ar taḳāḍā تقاضَى z [#ḳḍy tafāˁul VI msd.] 1. dava etme, 2. zorunlu kılma, gerektirme Ar ḳaḍā قَضَا zyargıladı

takbih

Ar taḳbīḥ تقبيح z [#ḳbḥ tafˁīl II msd.] ayıplama, kabahat yükleme Ar ḳabuḥa قبح zkötü veya çirkin idi

takdim

Ar taḳdīm تقديم z [#ḳdm tafˁīl II msd.] öne sürme, önceleme Ar ḳaddama قَدَّمَ z [II f.] öne sürdü