tak2

tahtırevan

Fa taχt-i ravān تخت روان zyürüyen taht

tahvil

Ar taḥwīl تحويل z [#ḥwl tafˁīl II msd.] döndürme, dönüştürme, değiştirme Ar ḥāla حَالَ zdöndü

taife

Ar ṭāˀifa(t) طائفة z [#ṭwf fāˁila(t) fa. fem.] birinin etrafındakiler, zümre, ekip, mürettebat Ar ṭāfa طاف zetrafında dolandı

tak|mak

<< ETü tak- eklemek, bağlamak, geçirmek

tak1

Ar ṭāḳ طاق z [#ṭwḳ] kemer, taç OFa tāk a.a.

tak2

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tak tak muhaffefi tık tık (...) cana tak etmek (...) taktak: Çamaşır dövücü yassı tokmak

onom sert darbe sesi

 tık

Not: Araseste rezonans bildiren /n/ içeren türevlerde önses yumuşaması (/t/ > /d/) görülür. Ör: dan dun, dank, dangır.

Benzer sözcükler: tak tak, tak tuk, taktak

Bu maddeye gönderenler: takatuka, takır, tırak, tok2


06.07.2015
taka

?

takaddüm

Ar taḳaddum تقدّم z [#ḳdm tafaˁˁul V msd.] önden gitme, önceleme, rütbece başkasından önce gelme Ar ḳadama قدم zönde veya önce idi

takallus

Ar taḳalluṣ تقلّص z [#ḳlṣ tafaˁˁul V msd.] büzüşme, (giysi) çekme, kısalma Ar ḳalaṣa قوص zçekti, büzüştü

takas

Ar taḳāṣṣ تقاصّ z [#ḳṣṣ tafāˁul VI msd.] kısas etme, göze göz dişe diş Ar ḳāṣṣa [III f.] ödeşti, öç aldı

takat

Ar ṭāḳa(t) طاقة z [#ṭwḳ] güç, kuvvet, mecal Ar ṭāḳa طاق zgücü yetti, yapabildi