takı

takaza

Ar taḳāḍā تقاضَى z [#ḳḍy tafāˁul VI msd.] 1. dava etme, 2. zorunlu kılma, gerektirme Ar ḳaḍā قَضَا zyargıladı

takbih

Ar taḳbīḥ تقبيح z [#ḳbḥ tafˁīl II msd.] ayıplama, kabahat yükleme Ar ḳabuḥa قبح zkötü veya çirkin idi

takdim

Ar taḳdīm تقديم z [#ḳdm tafˁīl II msd.] öne sürme, önceleme Ar ḳaddama قَدَّمَ z [II f.] öne sürdü

takdir

Ar taḳdīr تقدير z [#ḳdr tafˁīl II msd.] 1. ölçü ve değer biçme, değer verme, beğenme, 2. kader, kısmet Ar ḳadara قَدَرَ zgücü yetti, boy ölçüştü

takdis

Ar taḳdīs تقديس z [#ḳds tafˁīl II msd.] kutsama Ar ḳadusa قدس zkutsal ve aziz idi

takı

TTü: "gelin armağanı" [ Türkiye'de Halk Ağızlarından Derleme Sözlüğü, <1930]
takı: 1- Geline verilen armağan YTü: "... gramerde ek" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
takı: 1. Bir kimseye armağan olarak takılan, altın, küpe, inci gibi şeyler. 2. dlbg. Bir kelimenin sonuna veya (başka dillerde olduğu gibi) başına gelen edat.

TTü tak- +I(g)

 tak-

Not: "Süs eşyası" anlamında 20. yy'a dek kullanılan takım sözcüğünün yerini almıştır.

Benzer sözcükler: öntakı, sontakı


15.11.2019
takım

TTü tak- eklemek +Im

takıntı

TTü tak- +(In)tI

takır

<< ETü takır nal sesi, çoklu sert darbe sesi onom

takip

Ar taˁḳīb تعقيب z [#ˁḳb tafˁīl II msd.] izleme, peşinden gitme Ar ˁaḳaba عَقَبَ zizledi

takiye

Ar taḳiya(t) تقية z [#wḳy tafˁila(t) II msd.] 1. sakınma, takva, 2. Şii fıkhında tehlikeden sakınma amacıyla dinini saklama ≈ Ar wiḳāya(t) وقاية zkoruma, sakınma Ar waḳā وَقَا zkorudu, sakındı