tahta

tahsildar

§ Ar taḥṣīl تحصيل zelde etme Fa dār دار zeden

tahsis

Ar taχṣīṣ تخصيص z [#ḥṣṣ tafˁīl II msd.] kendine mahsus etme, özelleştirme Ar χaṣṣa خَصَّ zseçti, ayırdı

tahşidat

Ar taḥşīd تحشيد z [#ḥşd tafˁīl II msd.] bir araya toplama, yığma Ar ḥaşada toplandı, yığıldı

taht1

Fa/OFa taχt تخت zoturak, seki, özellikle hükümdar sandalyesi ≈ OFa taχtak tabla, enlemesine kesilmiş tahta

taht2

Ar taḥt تحت zbir şeyin altı (edat)

tahta

[ Codex Cumanicus, 1303]
tabula - Fa & Tr: takta [ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
Nūh peyġāmber kimisinirı taχtası birle ṣakfını [çatısını] örtdi. tahtalı köy "mezarlık (argo)" [ Mikhailov, Matériaux sur l'argot et les locutions..., 1929]
tahtalı köy: Cimetière

Fa taχta تخته zenlemesine biçilmiş ağaç, tabla << OFa taχtak a.a. ≈ Ave taş-, taχta- biçmek, özellikle ağaç biçmek, inşa etmek +a HAvr *teks- marangozluk veya yapı ustalığı yapmak

 teknik

Not: Farsça fiil taşīdan "biçmek" şeklindedir. Orijinal /ks/ > /χş/ sesi, sesliden önce /ş/, mazi kökü yapan +t ekinden önce /χ/ olarak realize edilir.

Benzer sözcükler: bir tahtası eksik, kara tahta, tahtacı, tahtalaşmak, tahtalı köy

Bu maddeye gönderenler: sunta, taht1 (payitaht, tahtırevan)


23.09.2017
tahta kurusu

Yun koriós/kóryza κοριός/κόρυζα ztahta kurusu << EYun kóris, gen. kóridos κόρις, κόριδ- za.a. (Kaynak: LS sf. 981.)

tahtaboş

<< TTü taḥt-ı pūş çatı altı § Ar taḥt تحت zalt Fa pūş پوش zörten, örtme, örtü, çatı

tahtelbahir

§ Ar taḥt تحت zalt Ar baḥr بحر zdeniz

tahteşşuur

§ Ar taḥt تحت zalt Ar al-şuˁūr الشّعور zbilinç

tahtırevalli

<? Fa taχt-i ravān tahtırevan