tahta kurusu

tahsis

Ar taχṣīṣ تخصيص z [#ḥṣṣ tafˁīl II msd.] kendine mahsus etme, özelleştirme Ar χaṣṣa خَصَّ zseçti, ayırdı

tahşidat

Ar taḥşīd تحشيد z [#ḥşd tafˁīl II msd.] bir araya toplama, yığma Ar ḥaşada toplandı, yığıldı

taht1

Fa/OFa taχt تخت zoturak, seki, özellikle hükümdar sandalyesi ≈ OFa taχtak tabla, enlemesine kesilmiş tahta

taht2

Ar taḥt تحت zbir şeyin altı (edat)

tahta

Fa taχta تخته zenlemesine biçilmiş ağaç, tabla << OFa taχtak a.a. ≈ Ave taş-, taχta- biçmek, özellikle ağaç biçmek, inşa etmek +a HAvr *teks- marangozluk veya yapı ustalığı yapmak

tahta kurusu

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tahta kurusu [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
tahta kurusu (yabis [kuru] demek olan lugat-ı Türkiyeden mi, yoksa Yun. κóρις/κόρυζα'dan mı?)

Yun koriós/kóryza κοριός/κόρυζα ztahta kurusu << EYun kóris, gen. kóridos κόρις, κόριδ- za.a. (Kaynak: LS sf. 981.)

Not: Kalıp tamlamanın ikinci ögesi kurus olup, Türkçe kuru sözcüğü ile ilgisi yoktur. • Karş. EYun koríannon («tahtakurusu otu») > İng coriander "kişniş".


10.12.2015
tahtaboş

<< TTü taḥt-ı pūş çatı altı § Ar taḥt تحت zalt Fa pūş پوش zörten, örtme, örtü, çatı

tahtelbahir

§ Ar taḥt تحت zalt Ar baḥr بحر zdeniz

tahteşşuur

§ Ar taḥt تحت zalt Ar al-şuˁūr الشّعور zbilinç

tahtırevalli

<? Fa taχt-i ravān tahtırevan

tahtırevan

Fa taχt-i ravān تخت روان zyürüyen taht