taciz

tabure

Fr tabouret [küç.] küçük oturak, arkasız iskemle << EFr tabour çift yüzlü davul Ar ṭabl طبل zdavul

tabut

Ar tābūt تابوت z [#tbwt] 1. Yahudilerin Musa Yasasını sakladıkları sandık, 2. sanduka, lahit Aram tēbūthā תבותא za.a. (Kaynak: Jeffery sf. 88)(≈ İbr tēbah תבה za.a. (özellikle Nuhun gemisi veya Musa yasalarının saklandığı sandık) ) Mıs tbt a.a.

tabülatör

Fr tabulateur İng tabulator «tablo yapan», hesap makinası ve daktiloda hizalayıcı tuşu OLat tabulare [den.] tablo yapmak, listelemek +(t)or Lat tabula yazı veya oyun tahtası, levha

tabya

Ar taˁbīya(t) تعبية z [#ˁby tafˁila(t) II msd.] ordu dizme, taktik Ar ˁabā عبا zyığdı, üst üste koydu, yerleştirdi

tacir

Ar tācir تاجر z [#tcr fāˁil fa.] ticaret yapan Aram tagārā/taggārā תגרא za.a. Akad tamkāru a.a. Akad makāru alıp satma, ticaret yapma

taciz

[ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
Meger maksūdı taˁcīzidi.

Ar taˁcīz تعجيز z [#ˁcz tafˁīl II msd.] aşağılama, güçsüz kılma, rencide etme Ar ˁaciza عجز zaciz idi

 acz


15.01.2015
taco

İng taco Meksika'ya özgü dolgulu mısır lavaşı İsp (Mex) taco 1. tıkıntı, açlık giderici, 2. a.a. İsp taco tıpa, tıkaç, takoz

taç1

Ar/Fa tāc تاج zhükümdar başlığı OFa tāk kemer, çember, taç

taç2

İng touch dokunmak (fiil), dokunma, futbolda kenar çizgisi (ad) Fr toucher dokunmak

tadat

Ar taˁdād تعداد z [#ˁdd tafˁīl II msd.] sayma, sayı sayma, itibar etme Ar ˁadda عدّ zsaydı

tadil

Ar taˁdīl تعديل z [#ˁdl tafˁīl II msd.] düzeltme, dengeleme, ayarlama Ar ˁadala عَدَلَ zdenk idi, adil idi