tabir

tabi

Ar tābiˁ تابع z [#tbˁ fāˁil fa.] birinin peşinden giden, bağımlı, uyruk Ar tabaˁa تبع zizledi

tabiat

Ar ṭabīˁa(t) طبيعة z [#ṭbˁ faˁīlā(t) sf. fem.] yaradılış, karakter, irade ve eğitimden bağımsız olan şey Ar ṭabaˁa طبع zmühür ve damga bastı, damgaladı

tabii

Ar ṭabīˁī طبيعى z [#ṭbˁ nsb.] yaradılışa uygun, doğal Ar ṭabīˁa(t) طبيعة ztabiat

tabiiyet

Ar tābiˁ تابع zbağlı, bağımlı +īya(t)2

tabip

Ar ṭabīb طبيب z [#ṭbb faˁīl sf.] hekim, doktor Ar ṭabba طَبَّ zhekimlik yaptı

tabir

[ Şeyhoğlu, Marzubânnâme terc., 1380]
bizüm ˁilmimüz anlaruŋ ˁilmi katında şol bir ekinci taˁbīr [rüya yorma ilmi] bildügi gibidür [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
taˁbīrinde zebān ebkemü lāl ve tāˁdādı bir emr-i muḥāl idı [yorumunda lisan dilsiz ve sayılması imkânsız idi] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
taˁbīr: (...) Lafz-ı mahsus, ıstılah.

Ar taˁbīr تعبير z [#ˁbr tafˁīl II msd.] anlam çıkarma, yorumlama, özellikle rüya yorma Ar ˁabara عَبَرَ zgeçti

 ibret

Not: "Deyim" anlamına Arapçada ve 17. yy'a dek Osmanlıca metinlerde rastlanmaz. • Anlam evrimi için karş. Lat trans-ferre, trans-latus "1. karşıya geçirme, 2. tercüme etme, yorumlama, aktarma".

Benzer sözcükler: hüsnütabir, rüya tabiri, tabir caiz ise, tabirat


26.08.2015
tabla

Ar ṭabl/ṭabla طبلة z [#ṭbl] yassı ve yuvarlak tepsi, daire şeklinde çeşitli yassı nesnelerin adı Aram ṭablā טַבְלָא ztablet, yazı veya oyun tahtası, hesap cetveli (Kaynak: Jastrow sf. 518.)Lat tabula tablet, levha, yazı tahtası, oyun tahtası

tabldot

Fr table d'hôte (lokantada) ev sahibinin sofrası, seçmesiz menü § Fr table masa, sofra Fr hôte misafir ağırlayan, ev sahibi

tablet

Fr tablette [küç.] masacık, küçük levha, yassı ve yuvarlak hap Fr table masa, levha +et° << Lat tabula levha

tabliye

Fr tablier 1. yemek önlüğü, 2. her türlü yatay düzlem Fr table masa, levha +ari° << Lat tabula levha

tablo

Fr tableau levha, pano, tabela, resim eseri, tiyatro sahnesi << Lat tabellum [küç.] küçük levha Lat tabula levha, yazı veya oyun tahtası