tabii

tabanvay

§ TTü taban ayak TTü tramvay kamu ulaşım aracı

tabasbus

Ar tabaṣbuṣ تبصبص z [#bṣ tafaˁfuˁ q. II msd.] kuyruk sallama, yaltaklanma onom baṣbaṣa بصبص z(hayvan) kuyruk salladı

tabela

İt tabella levha, tabla, tepsi, masa << Lat tabella [küç.] levhacık Lat tabula tablet, levha +ell°

tabi

Ar tābiˁ تابع z [#tbˁ fāˁil fa.] birinin peşinden giden, bağımlı, uyruk Ar tabaˁa تبع zizledi

tabiat

Ar ṭabīˁa(t) طبيعة z [#ṭbˁ faˁīlā(t) sf. fem.] yaradılış, karakter, irade ve eğitimden bağımsız olan şey Ar ṭabaˁa طبع zmühür ve damga bastı, damgaladı

tabii

[ anon., Kitâb fi'l- Fıkh, <1400]
[ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
tabii: (...) 2. "Elbette, pek aşikârdır ki, şüphesiz" gibi gerektirme anlatır.

Ar ṭabīˁī طبيعى z [#ṭbˁ nsb.] yaradılışa uygun, doğal Ar ṭabīˁa(t) طبيعة ztabiat

 tabiat

Not: Türkçede olumlama deyimi olarak kullanımı, Fr naturellement "doğal olarak" ifadesinin çevirisidir.

Benzer sözcükler: tabii bilimler, tabiileşmek, tabiilik, tabiiyat, tabiiye, tabiiyun


01.09.2017
tabiiyet

Ar tābiˁ تابع zbağlı, bağımlı +īya(t)2

tabip

Ar ṭabīb طبيب z [#ṭbb faˁīl sf.] hekim, doktor Ar ṭabba طَبَّ zhekimlik yaptı

tabir

Ar taˁbīr تعبير z [#ˁbr tafˁīl II msd.] anlam çıkarma, yorumlama, özellikle rüya yorma Ar ˁabara عَبَرَ zgeçti

tabla

Ar ṭabl/ṭabla طبلة z [#ṭbl] yassı ve yuvarlak tepsi, daire şeklinde çeşitli yassı nesnelerin adı Aram ṭablā טַבְלָא ztablet, yazı veya oyun tahtası, hesap cetveli (Kaynak: Jastrow sf. 518.)Lat tabula tablet, levha, yazı tahtası, oyun tahtası

tabldot

Fr table d'hôte (lokantada) ev sahibinin sofrası, seçmesiz menü § Fr table masa, sofra Fr hôte misafir ağırlayan, ev sahibi