tabiat

tabanca

<< TTü tabança el ayası, tokat TTü taban ayak tabanı +çA

tabanvay

§ TTü taban ayak TTü tramvay kamu ulaşım aracı

tabasbus

Ar tabaṣbuṣ تبصبص z [#bṣ tafaˁfuˁ q. II msd.] kuyruk sallama, yaltaklanma onom baṣbaṣa بصبص z(hayvan) kuyruk salladı

tabela

İt tabella levha, tabla, tepsi, masa << Lat tabella [küç.] levhacık Lat tabula tablet, levha +ell°

tabi

Ar tābiˁ تابع z [#tbˁ fāˁil fa.] birinin peşinden giden, bağımlı, uyruk Ar tabaˁa تبع zizledi

tabiat

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
ṭabīˁatta yigi ˁādat ˁaybsuzı akılık erür [huyun en iyisi ve alışkanlıkların ayıpsızı cömertliktir] [ Codex Cumanicus, 1303]
natura - Fa: tabiat - Tr: togmak [toğmak]

Ar ṭabīˁa(t) طبيعة z [#ṭbˁ faˁīlā(t) sf. fem.] yaradılış, karakter, irade ve eğitimden bağımsız olan şey Ar ṭabaˁa طبع zmühür ve damga bastı, damgaladı

 tab1

Not: Karş. karakter. • "İnsan eseri olmayan her şey" anlamı 20. yy'da ön plana geçmiştir.

Benzer sözcükler: tabiat bilgisi, tabiat kanunu, tabiat parkı, tabiatıyla, tabiatüstü

Bu maddeye gönderenler: bittabi, tabii


09.04.2015
tabii

Ar ṭabīˁī طبيعى z [#ṭbˁ nsb.] yaradılışa uygun, doğal Ar ṭabīˁa(t) طبيعة ztabiat

tabiiyet

Ar tābiˁ تابع zbağlı, bağımlı +īya(t)2

tabip

Ar ṭabīb طبيب z [#ṭbb faˁīl sf.] hekim, doktor Ar ṭabba طَبَّ zhekimlik yaptı

tabir

Ar taˁbīr تعبير z [#ˁbr tafˁīl II msd.] anlam çıkarma, yorumlama, özellikle rüya yorma Ar ˁabara عَبَرَ zgeçti

tabla

Ar ṭabl/ṭabla طبلة z [#ṭbl] yassı ve yuvarlak tepsi, daire şeklinde çeşitli yassı nesnelerin adı Aram ṭablā טַבְלָא ztablet, yazı veya oyun tahtası, hesap cetveli (Kaynak: Jastrow sf. 518.)Lat tabula tablet, levha, yazı tahtası, oyun tahtası