taban

tababet

Ar ṭibāba(t) طبابة z [#ṭbb fiˁāla(t) msd.] hekimlik mesleği Ar ṭibb طبّ za.a.

tabak1

Ar ṭabaḳ طبق z [#ṭbḳ faˁal ] tava, tepsi, tencere kapağı OFa tabak طبق ztava, tepsi

tabak2

Ar dabbāġ دبّاغ z [#dbġ faˁˁāl mesl.] deri işleyen, sepici Ar dabaġa دبغ zsepiledi

tabaka1

Ar ṭabaḳa(t) طبقة z [#ṭbḳ faˁala(t) mr.] katman, düzlem, stratum Ar ṭabaḳ طبق ztepsi

tabaka2

İsp tabaco tütün Karib

taban

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
taban: χuffu'l-baˀīr [deve ayağı] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
direk tabanı: Basis columnae [sütun ayağı] (...) taban çalmak: Pedes ire [yayan gitmek] TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
taban ağacı, taban tahtası, taban tabana [zıt], tabana kuvvet, dal taban [çıplak ayaklı], tabansız: Korkak, ödlek

<< ETü taban ayağın altı, özellikle deve ve ayının ayak altı <<? ETü *tapan

Not: ETü tep- "ayak basmak" fiiliyle semantik ilişkisi belirgindir; ancak ses değişimini açıklamak güçtür. ● Karş. Moğ tabaġ/tabaġay "ayak tabanı, pençe, el ayası".

Benzer sözcükler: daltaban, devetabanı, düztaban, tabana kuvvet, tabanları yağlamak, tabanlı, tabanlık, tabansız

Bu maddeye gönderenler: tabanca, tabanvay


04.09.2018
tabanca

<< TTü tabança el ayası, tokat TTü taban ayak tabanı +çA

tabanvay

§ TTü taban ayak TTü tramvay kamu ulaşım aracı

tabasbus

Ar tabaṣbuṣ تبصبص z [#bṣ tafaˁfuˁ q. II msd.] kuyruk sallama, yaltaklanma onom baṣbaṣa بصبص z(hayvan) kuyruk salladı

tabela

İt tabella levha, tabla, tepsi, masa << Lat tabella [küç.] levhacık Lat tabula tablet, levha +ell°

tabi

Ar tābiˁ تابع z [#tbˁ fāˁil fa.] birinin peşinden giden, bağımlı, uyruk Ar tabaˁa تبع zizledi