taşra

taşak

<< ETü taşak husye ETü *taşa- dışa çıkmak, taşmak +Uk ETü taş dış +(g)A-

taşeron

Fr tâcheron başkasına ait angaryayı üstlenen kimse (13. yy), yüklenici, müteahhit Fr tâche 1. çalışma yükünlülüğü, angarya [esk.], 2. yüküm, yapılması gereken iş +on << OLat taxa vergi, vergi yerine yüklenen iş Lat taxare vergi tarh etmek

taşı|mak

<< ETü taşu- nakletmek <? ETü taş dış +U-

taşıt

TTü taşı- +Ut

taşikardi

Fr tachycardie kalp atışının hızlanması § EYun taχýs ταχύς zhızlı EYun kardía καρδία zkalp

taşra

ETü: "dışarı" [ Orhun Yazıtları, 735]
içre aşsız taşra tonsız yabız yablak bodında üze olurtım [içte aşsız dışta donsuz aç çıplak halk üzere hüküm sürdüm] TTü: "... özellikle şehrin veya başkentin dışı" [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
Gurgān rustālarında yaˁnī taşra ilinde bir köy vardır TTü: [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
bu kış u kıyāmetde kapudan taşra çıkmağa aslā mecālimiz yokdur

<< ETü taşra dışarı ETü taş dış +rA

 dışarı

Not: Eski yazıda 19. yy'a dek ṭaşra طشره yazılır /dışarı/ okunurdu. Men sf. 3107. Sadece "saray ve başkentin dışı" anlamında arkaik telaffuz korunmuştur. • Ek yapısı için bkz. içre.

Benzer sözcükler: taşralaşmak, taşralı


01.10.2017
tat|mak

<< ETü tat- tatmak, tat almak

tat1

<< ETü tatıġ lezzet ETü tat-/tatı- tatmak +I(g)

tat2

<< ETü tat yabancı, kâfir, özellikle İranlı

tatar

öz Tatar 1. bir Moğol aşireti, 2. Moğol hanedanı tarafından yönetilen Kıpçak Türklerine verilen ad

tatarcık

öz Tatar Türk veya Moğol asıllı bir göçebe halk +çUk