tırtık

tırnak

<< ETü tırŋak insan veya yırtıcı hayvan tırnağı

tırpan

Yun drapáni δραπάνι zekin biçme aracı, tırpan << EYun drépanon/drápanon δρέπανον za.a. EYun drepō δρεπω z(ekin vb.) biçmek

tırrek

Kürd tirek 1. osuran, 2. (argo) kabadayı, caka satan kimse Kürd tir osuruk

tırs|mak

Kürd tirsîn korkmak ≈ EFa trsa- a.a. ≈ Ave tərəsa- a.a. << HAvr *tres- korkmak, titremek

tırt

onom tır titreme sesi

tırtık

TTü: tırtık "pul ve bazı sikkelerin kenarındaki perforasyon" [ <1900]
TTü: tırtıklamak "kırparak çalmak, yankesicilik yapmak" [ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, <1900]
bir hoplayışta manavın iki elmasını tırtıkladı

TTü tırt- kırpmak, kenarından kesmek +Uk

Not: Karş. TTü tırtıl "posta pulu ve bazı madeni paraların kenar çentiği (19. yy)".

Benzer sözcükler: tırtıkçı, tırtıklamak, tırtıklanmak


23.02.2018
tırtıl

<< TTü tırtır kurtçuk, larva <? TTü tırt- kırpmak, kenarından kesmek

tıs

onom dental üfleme sesi, sönme sesi

tıynet

Ar ṭīna(t) طِينة z [#ṭyn fiˁla(t) msd.] 1. çamur, çömlekçi kili, 2. hammadde Ar ṭāna طََانََ zçamurla sıvadı

ticaret

Ar ticāra(t) تجارة z [#tcr fiˁāla(t) msd.] tüccarlık, alışveriş Ar tācir تاجر z

tifdruk

Alm Tiefdruck «derin basım», bir ofset basım tekniği § Alm tief derin (Ger *deupaz a.a. ) Alm Druck basım, baskı