tırak

tıp2

onom ayak sesi, damla sesi

tıpa

≈ TTü tapa

tıpkı

Ar ṭibḳan طِبْقاً z [#ṭbḳ zrf.] (tencere ve kapağı gibi) uygun olarak +an Ar ṭibḳ طِبْق ztencere kapağı, tencere kapağı gibi tam uyan şey ≈ Ar ṭabaḳ طَبَق ztepsi, tencere kapağı

tır1

onom tır/tir titreme sesi

TIR2

Fr/İng TIR [abb.] Fr transports internationaux routièrs uluslararası karayolu taşımacılığı

tırak

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tırak, tıranka, tırıkka: Rakkas ve zembereği, kapı kanadı. Tırak tırak vurmak. Tırankadak: küttedek.

onom çarpma sesi

 tak2


02.12.2014
tıraş

Fa tarāş تَرَاش z1. kazıma, yontma, traş etme, 2. traş edilmiş şey, yonga, talaş

tırıs

?

tırışka

?

tırıvırı

onom

tırkaz

Yun/EYun tróχos τρόχος z [dev.] tekerlek, değirmen taşı Yun/EYun tréχō, drom- τρέχω zkoşmak