tınaz

tıksır|mak

<< TTü onom tıs aksırık sesi +kIr-

tılsım

Ar ṭilsim/ṭilism طلسم z [#ṭlsm q.] büyü, özellikle bir hazineyi koruyan büyü EYun télesma τέλεσμα zicraat, resmi işlem, tören, ayin EYun teléō τελέω zifa etmek, icra etmek, resmi bir işin gereğini yapmak +ma(t)

tımar

Fa/OFa tīmār تيمار zbakım, gözetim, tedavi

tın

onom küçük ve boş metal nesneye darbe sesi

tın|mak

<? onom tın ses

tınaz

"biçilmiş buğday yığını" [ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, <1402]
tınaz TTü: [ Lugat-i Ni'metullah, 1540]
tīġ [Fa.]: (...) savurmak içün yığılan yığın ki aŋa tınaz dirler

Yun thinós θίνος zyığın, özellikle ekin yığını << EYun thís gen. thinós θίς zözellikle kum yığını

Not: Önceki yazılarında Yunancadan alıntı tezine karşı çıkan H. Eren, TDES 406'da sözcüğün Yun kökenini doğru olarak gösterir.


30.10.2020
tıngır

onom rezonanslı ve mükerrer hafif darbe sesi

tını

TTü tın- ses etmek, konuşmak +I(g)

tıp1

Ar ṭibb طِبّ z [#ṭbb fiˁl ] hekimlik mesleği ve ilmi (≈ Aram ṭab, ṭabəthā טב z [#ṭb] iyi ≈ İbr ṭiyyīb טׅיֵּיב z [#ṭwb] iyileştirme ≈ İbr ṭawbah טַוּבה ziyilik, sağlık, selamet )

tıp2

onom ayak sesi, damla sesi

tıpa

≈ TTü tapa