tın|mak

tıknaz

<? ETü tıkın- teperek tıkmak, doldurmak, fazla yemek +(n)Az

tıksır|mak

<< TTü onom tıs aksırık sesi +kIr-

tılsım

Ar ṭilsim/ṭilism طلسم z [#ṭlsm q.] büyü, özellikle bir hazineyi koruyan büyü EYun télesma τέλεσμα zicraat, resmi işlem, tören, ayin EYun teléō τελέω zifa etmek, icra etmek, resmi bir işin gereğini yapmak +ma(t)

tımar

Fa/OFa tīmār تيمار zbakım, gözetim, tedavi

tın

onom küçük ve boş metal nesneye darbe sesi

tın|mak

TTü: "söylemek, konuşmak" [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
seni yalŋız yimege komazlar, evvel dınmadıklarına bakma TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
tınmak, dınmak: Loqui [konuşmak] (...) tınmamak vel dınmamak: Nihil dicere [susmak].

<? onom tın ses

Bu maddeye gönderenler: dan (dangalak, dank, tantun), tın (tıngır), tını


27.07.2015
tınaz

Yun tinázō τινάζω zsilkmek, sarsmak, savurmak << EYun tinássō τινάσσω za.a., özellikle yaba ile savurmak

tıngır

onom rezonanslı ve mükerrer hafif darbe sesi

tını

TTü tın- ses etmek, konuşmak +I(g)

tıp1

Ar ṭibb طِبّ z [#ṭbb fiˁl ] hekimlik mesleği ve ilmi (≈ Aram ṭab, ṭabəthā טב z [#ṭb] iyi ≈ İbr ṭiyyīb טׅיֵּיב z [#ṭwb] iyileştirme ≈ İbr ṭawbah טַוּבה ziyilik, sağlık, selamet )

tıp2

onom ayak sesi, damla sesi