tın

tıkız

TTü tık- +Uz

tıknaz

<? ETü tıkın- teperek tıkmak, doldurmak, fazla yemek +(n)Az

tıksır|mak

<< TTü onom tıs aksırık sesi +kIr-

tılsım

Ar ṭilsim/ṭilism طلسم z [#ṭlsm q.] büyü, özellikle bir hazineyi koruyan büyü EYun télesma τέλεσμα zicraat, resmi işlem, tören, ayin EYun teléō τελέω zifa etmek, icra etmek, resmi bir işin gereğini yapmak +ma(t)

tımar

Fa/OFa tīmār تيمار zbakım, gözetim, tedavi

tın

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tın: Tınk gibi maden sesi. Saat tın tın çalmak, altın tın tın ötmek: Tıngırdamak. (...) tınlamak: Çan ve kâse ve kubbe gibi ses vermek. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tınlamak: Çan ve kâse ve kubbe gibi ün vermek.

onom küçük ve boş metal nesneye darbe sesi

 tın-

Benzer sözcükler: dınk, tın tın, tınk, tınlamak

Bu maddeye gönderenler: tıngır (dingil1, tangır)


28.09.2019
tın|mak

<? onom tın ses

tınaz

Yun tinázō τινάζω zsilkmek, sarsmak, savurmak << EYun tinássō τινάσσω za.a., özellikle yaba ile savurmak

tıngır

onom rezonanslı ve mükerrer hafif darbe sesi

tını

TTü tın- ses etmek, konuşmak +I(g)

tıp1

Ar ṭibb طِبّ z [#ṭbb fiˁl ] hekimlik mesleği ve ilmi (≈ Aram ṭab, ṭabəthā טב z [#ṭb] iyi ≈ İbr ṭiyyīb טׅיֵּיב z [#ṭwb] iyileştirme ≈ İbr ṭawbah טַוּבה ziyilik, sağlık, selamet )