tıknaz

tık

onom hafif darbe sesi

tık|mak

<< ETü tık- sıkarak doldurmak, sokmak

tıka|mak

≈ TTü tık- zorlayarak sokmak

tıkaç

TTü tıka- +(g)Aç

tıkız

TTü tık- +Uz

tıknaz

[ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, <1402]
tıknaz [etine dolgun kişi?] TTü: [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
vücūdları gāyet tıknaz ü semizlerdir tıkaz [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
çust [Fa.] (...) dar ve tıkazdır ki bol ve yayvan muḳābilidir.

<? ETü tıkın- teperek tıkmak, doldurmak, fazla yemek +(n)Az

 tık-

Not: +Az veya +nAz ekinin işlevi açık değildir.


05.10.2017
tıksır|mak

<< TTü onom tıs aksırık sesi +kIr-

tılsım

Ar ṭilsim/ṭilism طلسم z [#ṭlsm q.] büyü, özellikle bir hazineyi koruyan büyü EYun télesma τέλεσμα zicraat, resmi işlem, tören, ayin EYun teléō τελέω zifa etmek, icra etmek, resmi bir işin gereğini yapmak +ma(t)

tımar

Fa/OFa tīmār تيمار zbakım, gözetim, tedavi

tın

onom küçük ve boş metal nesneye darbe sesi

tın|mak

<? onom tın ses