tıkaç

tıfıl

Ar ṭifl طِفْل z [#ṭfl fiˁl ] çocuk, yavru ≈ Aram ṭāphel טָפֵל z [#ṭpl] taallukat, bağımlılar, evlat ve ayal

tığ

Fa tīġ تيغ ztemren, ok veya kılıç ucu, kılıç << OFa tīgr a.a. ≈ Ave tigra- 1. sivri uç, zirve, 2. ok (Kaynak: Barth sf. 651)<? HAvr *(s)tei̯g- saplamak, sivri bir şey sokmak

tık

onom hafif darbe sesi

tık|mak

<< ETü tık- sıkarak doldurmak, sokmak

tıka|mak

≈ TTü tık- zorlayarak sokmak

tıkaç

TTü: [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
dichiaggí [dıkacı]: zipolo [tıpa]

TTü tıka- +(g)Aç

 tıka-


03.10.2017
tıkız

TTü tık- +Uz

tıknaz

<? ETü tıkın- teperek tıkmak, doldurmak, fazla yemek +(n)Az

tıksır|mak

<< TTü onom tıs aksırık sesi +kIr-

tılsım

Ar ṭilsim/ṭilism طلسم z [#ṭlsm q.] büyü, özellikle bir hazineyi koruyan büyü EYun télesma τέλεσμα zicraat, resmi işlem, tören, ayin EYun teléō τελέω zifa etmek, icra etmek, resmi bir işin gereğini yapmak +ma(t)

tımar

Fa/OFa tīmār تيمار zbakım, gözetim, tedavi