suikast

sudur

Ar ṣudūr صُدُور z [#ṣdr fuˁūl msd.] 1. çıkma, öne çıkma, bir kaynaktan kaynama, türeme, yayılma, (ferman) yayımlanma, 2. göğüsler Ar ṣadara صَدَرَ zöne çıktı, ileri geldi, kaynaklandı

sufi

Ar ṣūfī صوفى z [#ṣwf nsb.] tarikat ehli, dindar kişi EYun sophós σοφός zbilge, usta, yüksek bilgiye sahip kimse ≈ EYun sophía σοφία zbilgelik

sufle

Fr soufflé [pp.] 1. üflenti, fısıltı, 2. çırpılmış yumurta akıyla kabartılmış tatlı Fr souffler üflemek, fısıldamak << Lat sufflare a.a. Lat sub+ flare, flat- a.a.

suhulet

Ar suhūla(t) سهولة z [#shl fuˁūla(t) msd.] yumuşama, yumuşaklık, akıcılık, kolaylık Ar sahala سهل zyumuşadı, gevşedi, kolaylaştı

suhunet

Ar saχūna(t) سخونة z [#sχn faˁūla(t) msd.] hararet, ısınma, kızgınlık Ar saχuna سخن zısındı, kızdı

suikast

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
sui kasdini tahkīk idüp: Verificando malum eius ac iniquium propositum [kötü niyetini konfirme ederek]. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sui kasd: Katle tasaddi [öldürmeye teşebbüs].

§ Ar sūˀ سؤ z [#swA] kötülük, fenalık, habaset (Ar sāˀa kötü idi, kötüleşti ) Ar ḳaṣd قصد zkasıt, maksat

 kasıt

Not: Muhtemelen II. Abdülhamid döneminde yerli ve yabancı devlet başkanlarına yönelik cinayet girişimlerinden açıkça söz etmek uygun görülmediği için, "kötü niyet" anlamına gelen bu dolaylı ifade tercih edilmiştir.

Benzer sözcükler: suikastçi

Bu maddeye gönderenler: suiniyet, suistimal, suizan


05.08.2014
suiniyet

§ Ar sūˀ سؤ zkötülük, fenalık Ar niyya(t) نيّة zniyet

suistimal

§ Ar sūˀ سؤ zkötülük Ar istiˁmāl إستعمال zkullanma

suizan

§ Ar sūˀ سؤ zkötülük Ar ẓann ظنّ zsanı, sanma

sukuk

Ar ṣukūk صكوك z [#ṣkk fuˁūl çoğ.] Ar ṣakk صكّ zemre yazılı senet, poliçe OFa çak چك za.a.

sukut

Ar suḳūṭ سقوط z [#sḳṭ fuˁūl msd.] düşme Ar saḳaṭa سَقَطَ zdüştü