sufle

sucuk

Fa zīcak/zīçak زيجك/زيچك zbumbar dolması Fa zīç زيچ zgerme, çekerek uzatma, şerit, kordon

suç

<< ETü suç bükülme, yönünden sapma, reddetme ETü su- bükülmek, boyun eğmek +Iş

sudoku

Jap sudoku 數獨 zbir sayı oyunu Jap sūji wa dokushin ni kagiru sayılar tek olmalı

sudur

Ar ṣudūr صُدُور z [#ṣdr fuˁūl msd.] 1. çıkma, öne çıkma, bir kaynaktan kaynama, türeme, yayılma, (ferman) yayımlanma, 2. göğüsler Ar ṣadara صَدَرَ zöne çıktı, ileri geldi, kaynaklandı

sufi

Ar ṣūfī صوفى z [#ṣwf nsb.] tarikat ehli, dindar kişi EYun sophós σοφός zbilge, usta, yüksek bilgiye sahip kimse ≈ EYun sophía σοφία zbilgelik

sufle

"tiyatroda replikleri fısıldayan kişi" [ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1898]
eğer sayfada mestur olan sözleri bir suflöre söyletecek olursak "replik fısıldamak" [ Cumhuriyet - gazete, 1936]
aktöre rolünü sufle ettikten sonra elçinin yanına gitti "... tatlı çeşidi" [ Milliyet - gazete, 1952]
rozbif, peş melba, sufle, turta vesaire

Fr soufflé [pp.] 1. üflenti, fısıltı, 2. çırpılmış yumurta akıyla kabartılmış tatlı Fr souffler üflemek, fısıldamak << Lat sufflare a.a. Lat sub+ flare, flat- a.a.

 deflasyon

Benzer sözcükler: suflör


29.09.2017
suhulet

Ar suhūla(t) سهولة z [#shl fuˁūla(t) msd.] yumuşama, yumuşaklık, akıcılık, kolaylık Ar sahala سهل zyumuşadı, gevşedi, kolaylaştı

suhunet

Ar saχūna(t) سخونة z [#sχn faˁūla(t) msd.] hararet, ısınma, kızgınlık Ar saχuna سخن zısındı, kızdı

suikast

§ Ar sūˀ سؤ z [#swA] kötülük, fenalık, habaset (Ar sāˀa kötü idi, kötüleşti ) Ar ḳaṣd قصد zkasıt, maksat

suiniyet

§ Ar sūˀ سؤ zkötülük, fenalık Ar niyya(t) نيّة zniyet

suistimal

§ Ar sūˀ سؤ zkötülük Ar istiˁmāl إستعمال zkullanma