sufi

subsonik

İng subsonic «ses altı», ses hızının altında

sucuk

Fa zīcak/zīçak زيجك/زيچك zbumbar dolması Fa zīç زيچ zgerme, çekerek uzatma, şerit, kordon

suç

<< ETü suç bükülme, yönünden sapma, reddetme ETü su- bükülmek, boyun eğmek +Iş

sudoku

Jap sudoku 數獨 zbir sayı oyunu Jap sūji wa dokushin ni kagiru sayılar tek olmalı

sudur

Ar ṣudūr صُدُور z [#ṣdr fuˁūl msd.] 1. çıkma, öne çıkma, bir kaynaktan kaynama, türeme, yayılma, (ferman) yayımlanma, 2. göğüsler Ar ṣadara صَدَرَ zöne çıktı, ileri geldi, kaynaklandı

sufi

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
χırḳa vü paşmīna ṣofdur kamusı / andan alur geyür anı ṣofīler [kaba ve ince yünlünün hepsi yündür, sofiler onu alıp giyerler] [ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
ol terāzū keffesinde yūsufı / kodılar bir yaŋa altun iy ṣofī [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ṣofī: Sophus, sapiens & religiosus.

Ar ṣūfī صوفى z [#ṣwf nsb.] tarikat ehli, dindar kişi EYun sophós σοφός zbilge, usta, yüksek bilgiye sahip kimse ≈ EYun sophía σοφία zbilgelik

 sofist

Not: Ar ṣūf "sof, yünlü kumaş" sözcüğünden türetilişi şüphesiz yakıştırmadır. • Şam'da Ebu Haşim el-Kûfî'nin 8. yy ortasında ṣūfī tabirini kullandığı rivayet edilir; ancak sözcük ilk kez M 810 dolayında Bağdat'da kaydedilmiştir.

Bu maddeye gönderenler: sofu, tasavvuf (mutasavvıf)


27.03.2019
sufle

Fr soufflé [pp.] 1. üflenti, fısıltı, 2. çırpılmış yumurta akıyla kabartılmış tatlı Fr souffler üflemek, fısıldamak << Lat sufflare a.a. Lat sub+ flare, flat- a.a.

suhulet

Ar suhūla(t) سهولة z [#shl fuˁūla(t) msd.] yumuşama, yumuşaklık, akıcılık, kolaylık Ar sahala سهل zyumuşadı, gevşedi, kolaylaştı

suhunet

Ar saχūna(t) سخونة z [#sχn faˁūla(t) msd.] hararet, ısınma, kızgınlık Ar saχuna سخن zısındı, kızdı

suikast

§ Ar sūˀ سؤ z [#swA] kötülük, fenalık, habaset (Ar sāˀa kötü idi, kötüleşti ) Ar ḳaṣd قصد zkasıt, maksat

suiniyet

§ Ar sūˀ سؤ zkötülük, fenalık Ar niyya(t) نيّة zniyet