sucuk

subatomik

İng subatomic «atom altı», bir atomu oluşturan tanecikleri tanımlayan sıfat § İng sub [bileşik adlarda] alt (Lat sub alt (edat) ) İng sub+ atom +ic°

subay

ÇTü subay 1. yüksüz, ağırlıksız, bekâr, 2. hafif süvari Moğ subay kısır, yavrusuz

subra

Fr sous-bras kol altı, koltuk altı Fr sub+ bras kol

subret

Fr soubrette

subsonik

İng subsonic «ses altı», ses hızının altında

sucuk

suğut [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
suğut [[baharat, pirinç ve etle doldurularak pişirilen bumbar]] "bumbar dolması, sosis" [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
suçuk: an-naḳāniḳ [ Meninski, Thesaurus, 1680]
sucuk سجوق: Lucanica, botulus. Kan sucuğı, ciger sucuğı "... sucuk şeklinde cevizli tatlı" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
şeker sucuğu, pestil sucuğu

<<? OTü *suğutçuk ETü suğut 1. bumbar dolması, sucuk, 2. suyu alınmış süt tortusu, kurut +çUk ETü suğur- suyunu almak, kurutmak

Not: Fa zīçak (a.a.) Türkçeden alıntı olmalıdır.


13.08.2021
suç

<< ETü suç bükülme, yönünden sapma, reddetme ETü su- bükülmek, boyun eğmek +Iş

sudoku

Jap sudoku 數獨 zbir sayı oyunu Jap sūji wa dokushin ni kagiru sayılar tek olmalı

sudur

Ar ṣudūr صُدُور z [#ṣdr fuˁūl msd.] 1. çıkma, öne çıkma, bir kaynaktan kaynama, türeme, yayılma, (ferman) yayımlanma, 2. göğüsler Ar ṣadara صَدَرَ zöne çıktı, ileri geldi, kaynaklandı

sufi

Ar ṣūfī صوفى z [#ṣwf nsb.] tarikat ehli, dindar kişi EYun sophós σοφός zbilge, usta, yüksek bilgiye sahip kimse ≈ EYun sophía σοφία zbilgelik

sufle

Fr soufflé [pp.] 1. üflenti, fısıltı, 2. çırpılmış yumurta akıyla kabartılmış tatlı Fr souffler üflemek, fısıldamak << Lat sufflare a.a. Lat sub+ flare, flat- a.a.