su

striknin

Fr strychnine kargabüken bitkisinden elde edilen zehir (İlk kullanım: 1818 Fr.) EYun strýχnos στρύχνος zkargabüken bitkisi +in°

striptiz

İng strip-tease sahnede tahrik edici şekilde soyunma § İng strip soyma, soyunma İng tease gıcıklama, tahrik etme

stronsiyum

YLat strontium bir element (İlk kullanım: 1808 Sir Humphry Davy, İng. kimyacı.) öz Strontian İskoçya'da bir köy +ium

strüktür

Fr structure yapı Lat structura a.a. Lat struere, struct- dikmek, ayağa kaldırmak, inşa etmek +(t)ura << HAvr *streu- HAvr *sterh3- (*ster-) açmak, ortaya çıkarmak

stüdyo

Fr studio ressam veya sanatçı atölyesi, küçük apartman dairesi İt studio çalışma, çalışma yeri, atölye << Lat studium

su

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
yir sub idisiz kalmazun tip [yer su sahipsiz kalmasın deyip] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
sūw bérmēzke sǖt bér [[su vermeyene süt ver - atasözü]] (...) suwlādı TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
akşam suları, sular kararmak, suya sabuna dokunmamak, sudan şey, suyunca gitmek, ağız suyu akmak, ayağı suya ermek, yüreğe su dökülmek, yüz suyu (...) sulamak: ... akçeyi saymak. (...) ağzı sulanmak TTü: [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
suyu çıkmak (...) sucul (...) sugeçirmez (...) suluboya (...) sulanmak: ... İmrendiğini açığa vurmak.

<< ETü suv su

Not: Son sesteki dudaksıl suvar-, sıva-, sıvık, sıvı vb. türevlerde korunmuştur.

Benzer sözcükler: havadan sudan, özsuyu, su altı, su aygırı, su böreği, su samuru, su sığırı, su sporları, su terazisi, su teresi, su ürünleri, su yolu, su yosunu, suçiçeği, sucu, sucul, sulamak, sulanmak, sulandırmak, sulatmak, sulu, sulu boya, sulu sepken, suluk, sululuk

Bu maddeye gönderenler: ısla-, sıva-1 (sıva, sıvazla-, suvat), sıvı, solucan, sulak, susa-, susak, suvar-


02.01.2016
su basmanı

Fr soubassement kaide, temel, altyapı Fr sub+ bassement kaide, taban İt basamento a.a. İt basare [den.] temellendirmek, tabana oturtmak +ment° Lat basis a.a.

sual

Ar suˀāl سؤال z [#sAl fuˁāl msd.] soru Ar saˀala سأل zsordu

suare

Fr soirée 1. akşam vakti, 2. akşam saatinde verilen davet Fr soir akşam << Lat serum [n.] geç vakit, akşam Lat serus geç << HAvr *seh₁-ro- (*sē-ro-) geç

subaşı

§ ETü asker ETü baş

subatomik

İng subatomic «atom altı», bir atomu oluşturan tanecikleri tanımlayan sıfat § İng sub [bileşik adlarda] alt (Lat sub alt (edat) ) İng sub+ atom +ic°