suşi

susa|mak

<< ETü suvsa- susamak ETü suv su +sA-

susak

<< ETü susġak su kovası, kepçe ETü suvsı- sulamak +(g)Ak

susam

Ar simsim سمسم zsusam bitkisi Aram şūmşəmā שומשמא za.a. Akad şamşammū yağ otu § Akad şamnu yağ Akad şammu ot, ilaç, şifalı bitki

susta

İt sosta durma, durdurma, durdurucu aygıt İt sostare durmak, duraklamak << Lat substāre, substāt- a.a. Lat sub+ stāre, stāt- durmak

suş

Fr souche 1. ağaç gövdesi, özellikle ağaç kesildikten sonra geriye kalan kütük, 2. soy, soyağacı Ger

suşi

[ Milliyet - gazete, 1987]
sade haliyle bile çok pahalı olan 'Sushi' spesiyalitesi

Jap sushi 寿司 zyosuna sarılmış pirinç ve çiğ balıkla yapılan meze Jap edomae nigirizushi «Edo usulü hızlı zushi», a.a. Jap narezushi ekşitilmiş balık

Not: Eskiden ekşitilmiş balıkla yapılan bu yiyecek, 19. yy'dan itibaren Edo yöresinde taze ve çiğ deniz ürünleriyle yapılagelmiştir. İstanbul'da ilk kez 1985 dolayında restoranlarda görüldü.

Benzer sözcükler: sushi


18.08.2017
sutyen

Fr soutien-gorge göğüs desteği, göğüslük Fr soutenir alttan tutmak, desteklemek << Lat sustinere, sustent- a.a. Lat sub+ tenere, tent- tutmak

suvar|mak

<< ETü suvġar- sulamak, su vermek ETü suv +(g)Ar-

suvat

<< TTü suva- su verme, ıslatma +Ut

suvenir

Fr souvenir yadigâr Fr souvenir anmak, hatırlamak (fiil) << Lat subvenire 1. aklına gelmek Lat sub+ venire, vent- gelmek

suzeni

Fa sūzanī سوزنى ziğne işi Fa/OFa sūzan سوزن ziğne (≈ Sans sūçi a.a. )