Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi
Nişanyan Sözlük Android Uygulaması

stoik

stiletto

İng stiletto 1. ince hançer, şiş, 2. sivri topuklu kadın ayakkabısı İt stiletto [küç.] ince hançer İt stilo sivri uç, şiş +et° << Lat stilus a.a.

stilo

Fr/ing stylo [abb.] dolmakalem İng stylograph a.a. (İlk kullanım: 1882 İng.) Lat stilus sivri uç, özellikle kalem ucu

stimüle

Fr stimuler dürtmek, gayrete getirmek, canlandırmak Lat stimulare [den.] üvendire ile dürtmek Lat stimulus [küç.] üvendire, ucu sivri sopa Lat stilus sivri uç +ul°

stiropor

marka Styropor polistirenden elde edilen süngersi madde (İlk kullanım: 1950 BASF, Alman kimya firması.) § Alm Styrol plastik sanayiinde kullanılan bir hammadde (EYun stýraks στύραξ zbir tür doğal reçine ) EYun póros πόρος zboru, boğaz, gözenek

stoa

EYun stoá/stoiá στοά/στοιά z [çoğ.] revak, sütunlu avlu EYun *stōís στωίς zsütun HAvr *stoh₂-w-ih₂ (*stō-w-ia) dikmeler, sütunlar HAvr *steh₂- (*stā-) durmak

stoik

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
istoaisizma: Revakiyye mezhebi.

Fr stoïque 1. Zenon'un (MÖ 335-264) felsefe ekolüne mensup olan, 2. acıya dayanıklı, tevekküllü, kaderci EYun stoikós στοικός za.a. EYun stóa στόα zrevak, sütunlu avlu +ik°

 stoa

Not: Zenon Atina'da Stoa Poikilē revakında ders verdiği için.

Benzer sözcükler: stoisizm


24.12.2014
stok

İng stock 1. ağaç gövdesi, kütük, 2. sermaye, birikmiş mal veya para << Ger *stukk- ağaç gövdesi, kütük, blok

stokastik

Fr stochastique İng stochastic rastlantısal EYun stoχastikós στοχαστικός ztahmine dayalı, öngörülemeyen EYun stóχos στόχος zok taliminde kullanılan hedef kazığı +istik° << HAvr *stogh-s saplama, kazık HAvr *stegh- saplamak

stop

İng stop 1. (mantar veya bezle) tıkama, 2. durdurma, durma, 3. 'dur' emri OLat stuppare tıkamak, gemiyi kalafatlamak OLat stuppa kendir tıkaç, üstüpü EYun styppeîon στυππεῖον za.a.

stopaj

Fr/İng stoppage durduruş İng stop durdurmak +age

stor

İng store window dükkân penceresi, kepenk İng store depo, dükkân, mağaza İng to store saklamak, depolamak EFr estorer a.a.