stalaktit

stabilize

Fr stabilisé [pp.] sabitlenmiş, oynaklığı giderilmiş Fr stabiliser [den.] sabitlemek, durağanlaştırmak Lat stabilis sabit, durağan +ise-

stadyum

Fr stade İng stadium spor sahası Lat stadium özellikle koşu sahası EYun stádion στάδιον z1. yaklaşık 200 metrelik uzunluk birimi, 2. bu uzunlukta yarış pisti

stafilokok

Fr staphylocoque salkım şeklinde toplanan bakteri türü § EYun staphylḗ σταφυλή züzüm EYun kókkos κόκκος ztane, meyve çekirdeği

staj

Fr stage çıraklık, meslekte deneme süresi << EFr estage 1. durak, menzil, etap, 2. manastırda çile süresi << OLat *staticum durak, menzil Lat stāre, stat- durmak +ic°

stalagmit

Fr stalagmite dikit YLat stalagmitae a.a. (İlk kullanım: 1654 Olaus Wormius, Dan. bilim adamı.) EYun stalágma σταλάμα zdamlama, damlanan +ite

stalaktit

[ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Stalactite [Fr.]: istalaktit, yukarıdan aşağı sarkan damla taşı.

Fr stalactite sarkıt YLat stalactitae a.a. +ite (İlk kullanım: 1654 Olaus Wormius, Dan. bilim adamı.) EYun stalaktós σταλακτός z [pp.] damlayan +t° EYun stalássō σταλάσσω, σταλαγ- zdamlamak, damlatmak

Bu maddeye gönderenler: stalagmit


30.09.2017
stalk

İng stalk sessiz ve gizli yürümek, avı izlemek << Ger *stalkojan [freq.] Ger *stel- gizlice yapmak, uğrulamak

stand

İng stand durmak (fiil), duruş, pozisyon, pazarda bir satıcıya ayrılmış yer (ad) << Ger *standan durmak << HAvr *sth₂-n̥-dʰ- (*sta-n̥-dʰ-) HAvr *steh₂- (*stā-) a.a.

stand-by

İng stand by yanında durma, yardım etme, destek olma § İng stand durma İng by yanında, yakınında (edat) (<< Ger *bi a.a. << HAvr *h₁epi (*epi-) a.a. )

standart

İng standard 1. bayrak, flama, 2. norm olarak kullanılan ölçü, kıyas birimi EFr estendard bayrak, flama [mod. étendard] OLat *extendarium Lat extendere, extens- açmak, yaymak, sermek Lat e(x)+ tendere, tens- germek

star

İng star 1. yıldız, 2. (mec.) ünlü sahne sanatçısı << Ger *sterron/*stern- yıldız << HAvr *h₂stḗr (*astḗr) a.a.