staj

sprint

İng sprint seğirtme, kısa mesafe koşma, kısa mesafe koşusu Nor sprinta

stabil

Fr stable istikrarlı, sabit, kararlı Lat stābilis sabit, durağan, istikrarlı Lat stāre durmak +()bilis

stabilize

Fr stabilisé [pp.] sabitlenmiş, oynaklığı giderilmiş Fr stabiliser [den.] sabitlemek, durağanlaştırmak Lat stabilis sabit, durağan +ise-

stadyum

Fr stade İng stadium spor sahası Lat stadium özellikle koşu sahası EYun stádion στάδιον z1. yaklaşık 200 metrelik uzunluk birimi, 2. bu uzunlukta yarış pisti

stafilokok

Fr staphylocoque salkım şeklinde toplanan bakteri türü § EYun staphylḗ σταφυλή züzüm EYun kókkos κόκκος ztane, meyve çekirdeği

staj

[ Kâzım Karabekir, Günlükler, 1906]
Daha stajım bitmemişti. Mevki kumandanlığında mesleğimi zayıflatabilirdim. stajyer [ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
stajyer: Stajını yapan

Fr stage çıraklık, meslekte deneme süresi << EFr estage 1. durak, menzil, etap, 2. manastırda çile süresi << OLat *staticum durak, menzil Lat stāre, stat- durmak +ic°

 etajer

Benzer sözcükler: stajyer


22.12.2019
stalagmit

Fr stalagmite dikit YLat stalagmitae a.a. (İlk kullanım: 1654 Olaus Wormius, Dan. bilim adamı.) EYun stalágma σταλάμα zdamlama, damlanan +ite

stalaktit

Fr stalactite sarkıt YLat stalactitae a.a. +ite (İlk kullanım: 1654 Olaus Wormius, Dan. bilim adamı.) EYun stalaktós σταλακτός z [pp.] damlayan +t° EYun stalássō σταλάσσω, σταλαγ- zdamlamak, damlatmak

stalk

İng stalk sessiz ve gizli yürümek, avı izlemek << Ger *stalkojan [freq.] Ger *stel- gizlice yapmak, uğrulamak

stand

İng stand durmak (fiil), duruş, pozisyon, pazarda bir satıcıya ayrılmış yer (ad) << Ger *standan durmak << HAvr *sth₂-n̥-dʰ- (*sta-n̥-dʰ-) HAvr *steh₂- (*stā-) a.a.

stand-by

İng stand by yanında durma, yardım etme, destek olma § İng stand durma İng by yanında, yakınında (edat) (<< Ger *bi a.a. << HAvr *h₁epi (*epi-) a.a. )