sonra

sonar

İng sonar ses dalgalarıyla mesafe ölçen cihaz Lat sonus ses

sonat

Fr sonate klasik Batı müziğinde bir form İt sonata 1. seslendirme, dinleti [esk.], 2. a.a. İt/Lat sonare seslendirmek +()t°

sonda

Fr sonde 1. deniz derinliği ölçme aleti, iskandil, 2. cerrahide sonda (Nor sundgyrd/sundline deniz derinliği ölçme aygıtı, iskandil ) Nor sund deniz, derinlik << Ger *swm-to

sondaj

Fr sondage (denizcilikte) sonda ile derinlik ölçme, (karada) ölçüm veya inceleme amaçlı kazı Fr sonder iskandil etmek +age

sone

Fr sonnet bir şiir türü << EFr sonet [küç.] kısa şarkı

sonra

KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
sonra صُنرا: fi'l-āχiri TTü: [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ādemüŋ ilk ṭonı oldur öŋ gelen / soŋra hem andan olur cümle kefen [insanın ilk giysisi odur, en sonda kefeni de ondan olur]

<< OTü soŋra sonra, bilahare ETü soŋ son, sonra +rA

 son


05.05.2015
sonuç

§ TTü son TTü

sopa

<< Fa çūba değnek, çubuk

soprano

İt soprano 1. üstteki, 2. çok sesli koroda üst perde [esk.], üst perde kadın sesi İt sopra üst, üzeri, üstün << Lat super a.a.

sor|mak

<< ETü sor- sormak, aramak, peşinden gitmek ≈ Moğ sura-/sorı- a.a.

sorbe

Fr sorbet buzlu meyve şerbeti TTü şerbet