somye

somon

Fr saumon tatlı ve tuzlu suda yaşayan bir balık, alabalık, salmo salar << Lat salmo a.a.

somun1

~? Yun psomín ψωμίν zekmek, çörek (İlk kullanım: Räsänen V 427, Eren 374.) << EYun psōmós ψωμός zlokma

somun2

Fr saumon 1. alabalık, 2. kaba metal döküm parçası

somurt|mak

≈ ETü sorıt- yüzünü asmak, buruşturmak ETü sōr- emmek

somut

TTü som yekpare, katıksız +Ut

somye

[ Cumhuriyet - gazete, 1931]
Karyolaya atladı mı somye gıcırdar

Fr sommier yatak taşıyıcısı, somye << OLat sagmarius yük hayvanı, beygir EYun ságma σάγμα zyük hayvanlarına mahsus semer +ari°

 semer

Bu maddeye gönderenler: sommelier


30.09.2017
son

<< ETü soŋ bitim, nihayet, ayak topuğu (ad), sonra (edat)

sonar

İng sonar ses dalgalarıyla mesafe ölçen cihaz Lat sonus ses

sonat

Fr sonate klasik Batı müziğinde bir form İt sonata 1. seslendirme, dinleti [esk.], 2. a.a. İt/Lat sonare seslendirmek +()t°

sonda

Fr sonde 1. deniz derinliği ölçme aleti, iskandil, 2. cerrahide sonda (Nor sundgyrd/sundline deniz derinliği ölçme aygıtı, iskandil ) Nor sund deniz, derinlik << Ger *swm-to

sondaj

Fr sondage (denizcilikte) sonda ile derinlik ölçme, (karada) ölçüm veya inceleme amaçlı kazı Fr sonder iskandil etmek +age