sommelier

som

<< OTü som yekpare, masif (metal, buz)

som balığı

Bul/Sırp som сом zalabalığa benzer bir tatlı su balığı, silurus glanis

somaki

Ar summāḳī سمّاقى z [nsb.] koyu kırmızı renkte bir taş, porfir Ar summāḳ سمّاق z [#smḳ] koyu kırmızı renk

somatik

Fr somatique bedensel EYun sōmatikós σωματικός za.a. EYun sōma σώμα z1. ceset, leş, 2. gövde, beden +ik° << HAvr *twō-mn̥- HAvr *tewh₂- (*tew-) şişmek, kabarmak

sombrero

İsp sombrero gölgelik, şemsiye, Meksika'ya özgü geniş kenarlı şapka İsp sombra gölge << Lat umbra a.a.

sommelier

[ Milliyet - gazete, 1973]
Yanımdaki masada oturan müşteri, şarap veren garson (sommelier) ile münakaşa ediyordu.

Fr sommelier 1. konaklarda alışveriş ve sofra işlerinden sorumlu hizmetkâr [esk.], 2. şarap garsonu << EFr sommerier yük hayvanlarına bakan kişi, beygirci Fr sommier yük hayvanı, beygir +ari°

 somye


30.09.2017
somon

Fr saumon tatlı ve tuzlu suda yaşayan bir balık, alabalık, salmo salar << Lat salmo a.a.

somun1

~? Yun psomín ψωμίν zekmek, çörek (İlk kullanım: Räsänen V 427, Eren 374.) << EYun psōmós ψωμός zlokma

somun2

Fr saumon 1. alabalık, 2. kaba metal döküm parçası

somurt|mak

≈ ETü sorıt- yüzünü asmak, buruşturmak ETü sōr- emmek

somut

TTü som yekpare, katıksız +Ut