solo

solak

≈ ETü solamuk sol elini kullanan ≈ ETü-K solak dalak ETü sol +Ak

solaryum

İng solarium yapay güneşlenme cihazı veya odası Lat solaris güneşe ilişkin +ium Lat sōl güneş +ari° << HAvr *sóh₂wl̥ (*sṓwl̥) a.a.

solfej

Fr solfège müzikte nota okuma İt solfeggio a.a. OLat solfa sol-fa notaları, gam

solidarite

Fr solidarité karşılıklı kefalet [eski], dayanışma Fr solidaire kefilli (borç), ortak güvenceli (senet) +itas OLat in solidum kefalete bağlanmış (borç) Lat solidus tam, bütün, sağlam Lat solus sağ, bütün +id° << HAvr *solh₂- (*sol-) bütün, tam

solipsizm

Fr solipsisme tekbencilik § Lat solus yalnız Lat ipse kendi +ism°

solo

[ Ahmed Mithat, <1900]
şu minimini opera komiğin içinde başkaca bir solo teşkil ediyordu solist "[Fr soliste]" [ Cumhuriyet - gazete, 1931]
meşhur solist Paul Hindemith'in idaresinde senfonik konser

Fr solo tek ses veya tek çalgı için müzik parçası İt solo yalnız << Lat sōlus yalnız << HAvr *swó-lo-s << HAvr *swé kendi

Not: Aynı HAvr kökten Lat se/sue "kendi", suescere "kendine maletmek, alışmak", Sans svá-, Ave hwa > Fa χod, EYun ʰídios, Ger *selb- > İng self "kendi".

Benzer sözcükler: assolist, solist, solo uçuş

Bu maddeye gönderenler: hod (hodbin, hüda, yahut), idiyot, kostüm (cosplay, mastı), salvia, selfie (selfservis), solipsizm


13.07.2015
solu|mak

<< OTü solu- (zorlukla) nefes almak

solucan

<< ETü suvılġan/suvışġan bağırsak kurdu, solucan ETü suvış- ıslanmak, cıvıklaşmak +(g)An ETü suv su +Iş-

soluk1

TTü sol- +Uk

soluk2

TTü solu- +Uk

solungaç

TTü *solun- +(g)Aç